
Manchester United'In 2 yıl önce epey de sorunlu bir şekilde West Ham United'dan kiraladığı Calors Tevez Manchester United'da ayrıldı. Ayrılığın arkasındaki neden, Manchester United klübünün "Klübününün istediği 25.5 milyon Euro'yu ödemeye ve kendisine 5 yıllık kontrat karşılığı yüklü bir ödeme yapmaya hazırdık ama Tevez teklifimizi kabul etmedi" açıklamasından da anlaşılabileceği gibi hala bilinemezliğini koruyor.
Önümüzdeki sezon Tevez'i nerede izleyeceğiz, bekleyelim görelim.
20 Haziran 2009
Tevez, Manu'dan ayrıldı
01 Aralık 2008
100

Wayne Rooney klup maçlarındaki 100. golünü en büyük rakipleri Manchester City'e attı. Daha güzel ne olabilir ki?
26 Kasım 2008
Özür

Rooney maç içinde kendini yere attığı için benden ve Villarreal'den özür diledi. Sanırım Villarreal'li Pires'i çok fazla izlediği böyle bir hareket yaptı. Ama en azından özür dilemesini bildi, Pires'i böyle özür dilerken göremezsiniz.
30 Ağustos 2008
Super Kupa, Zenith Petersburg'un
Geçtiğimiz sezonun Uefa Kupasını net bir skorla kazanan Zenith ile Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Manchester United, geleneksel olarak Monaco'da oynanan Super kupa maçında karşılaştılar ve kupayı daha çok istediğini maç boyu gösteren Zenith kazandı.

Sir Alex Ferguson, daha önce 3 kez oynadığı Super Kupa finalinde 2 kez kupayı kazanmıştı, buna karşın Advocat bu kupayı ilk kez oynadı ve ilk kez kazandı. Maç boyunca her türlü kademeye giren Igor Denisov, enerjisi hiç bitmeyecek gibi sahada olan Anatoliy Tymoshchuk, geçtiğimiz sezon Zenith Uefa Kupasını kazanırken Gol kralı olan Pavel Pogrebnyak, Manu'nun sol kanatını çökerten Aleksandr Anyukov, oyuna girdikten sonra ekarte edilmemiş Manu'lu oyuncu bırakmayan Arshavin ve 30 milyon Avro ödenerek alınanbağladığı Portekizli Danny Alves maçın en çok dikkat çeken isimleriydi.
Aslında maç öncesi Rusya Liginde bu sezon hiç de iyi pozisyonda olmayan ve kötü oynayan Zenith için kupanın geleceğini pek fazla düşünmüyordum ama utbol işte bu, herzamanki gibi futbolu oynayan kazandı ve iyi de oldu.
Geçtiğimiz sezon Uefa Kupasını kazanan Ruslar, Euro 2008'de de oynadıkları futbol ve elde ettikleri Yarı Final derecesiyle çıkışlarına devam ettiler.
Geçmiş olsun Ümit !
Dün bir Manchester United- Zenith maçına bir FC Köln'ün Karlsruhe ile oynadığı maça bakarken bir de baktık Ümit ÖZAT fenalaşarak yere yığıldı. Daha sonra hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan Ümit'İn hayati tehlikesi olmadığı ve yapılan kontrollerde bir bulguya rastlanmadığı açıklandı da içimiz rahat etti.
Maçta bu olay yaşanırken, özellikle Mondragon ve Daum'un gözyaşları bizi alıp başka dünyalara götürdü, futbolun bir eğlence, bir oyun olduğunu ancak böyle zamanlarda hatırlayabiliyoruz taraftarlar olarak. İnsan yaşamı o kadar değerli ki herkes sağlığının kıymetini de bilmeyi akıl etmiştir umuyorum.
Bu arada Kulüp doktoru Jürgen Böhle, Ümit'in antrenmanlara gelecek haftadan itibaren katılabileceğini belirtmiş.
Geçmiş olsun Ümit, bizi bir daha üzmeyesin.
21 Ağustos 2008
Mikael Silvestre Arsenal'de

Manchester United cepten yemeye devam ediyor. Defansta Gerard Pique'nin ardından Silvestre'de satıldı.
Arsenal açısından bakıldığında gereksiz transfer olarak görülebilir. Silvestre defansın ortasında ve solunda oynayabiliyor, o bölgelerde Arsenal'in zaten yeterince derin bir kadrosu var. Ancak derinliği sağlayan oyuncular çok genç ve tecrübesiz. Silvestre gibi bir isim her zaman hoşgelir böyle bir kadroya. Fransız olması da transferin gerçekleşmesinde bir etken, zira Gallas, Sagna, Clichy ve Traore gibi çok sayıda Fransız oyuncu var. İlk 11 de yer bulabileceğini sanmıyorum ama dediğim gibi tecrübeli ve yetenekli bir oyuncu ve iyi bir ekleme oldu.
Transferi Manchester açısından düşündüğümde ise sebep bulamıyorum. Geçen sezon defans kadrosu yeterince derin olmadığı için çok zorlanmıştı Manchetser, bu sezon da Pique ve Silvestre gitti. Evra'nın yedeği olarak 18 yaşındaki Fabio kaldı. Defansın ortasında ise Jhon O'Shea ve Jonathan Evans (gerekirse Wes Brown) yedek olacaklar. Ama dediğim gibi bu kadar yetenekli ve tecrübeli br oyuncuyu satmanın gereğini çözebilmiş değilim. Yapılacak tek şey kalıyor, tüm Manchester taraftarları gibi "In Ferguson we trust" demek.
Bu arada küçük bir not : Mikael Silvestre 1974 yılından bu yana Manchester'dan Arsenal'e geçen tek oyuncu
20 Haziran 2008
Manchester United'ın 2008-2009 sezonu formaları
Manchester United'ın yeni sezonda (08/09) giyeceği deplasman formaları 18 Temmuzda satışa çıkıyor. Formaların Nike tasarımı olduğunu amblemini görmesek bile hemen farkedebiliyoruz.
27 Mayıs 2008
Barcelona Transfere Devam

Kendi altyapısından yetiştirip Manchester'ın kaptığı bir değeri geri kazandı Barcelona. Gerard Pique artık Barcelona'da. Şöyle yazmışız kendisi için:
-"Gerard Pique Bernabeu, 87 doğumlu bir futbolcu. Soyadında Bernabeu geçse de o bir katalan ve Barca altyapısından yetişti. 3 yıl önce transfer edildi ve geçen sezonu kiralık olarak Zaragoza'da geçirdi. İzlediğim tüm maçlarda ilk 11'de oynadı ve sırıtmadı. Defansın ortasında ve sağında oynayabiliyor. Şu an en büyük sorunu önündeki ikiliyi kesme şansının olmaması. Vidic ve Ferdinand mükemmel bir ikili ve daha yıllarca oynayabilecek yaştalar. Ama takım bir çok kupada mücadele ettiği için rotasyonda yer alıyor. Bir defans oyuncusuna göre ileri bir tekniğe sahip, isabetli uzun paslar atabiliyor. Zaragoza'da oynarken bir röportajında Alex Ferguson'un kendisini sürekli aradığını ve takip ettiğini ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini söylemişti."
Gurbette yedek kalmaktansa evde savaşırım demiş. Hayırlı olsun.
23 Mayıs 2008
Ryan Giggs: Role Model

Sürekli zikredildiği ve artık çoğunuzun bildiği gibi Ryan Giggs Manchester United'ın en çok forma giyen futbolcusu. Forma giydiği maç sayısı 759.
Alex Ferguson'un, ailesi ile konuşarak düşmanın elinden aldığı bu çocuk 90 yılında geldi United'a. Sir Ferguson'un ona olan sevgisini ve hayranlığını bilmeyen yok zaten. Peki mükemmel futbolculuğu, göz kamaştırıcı futbolu tanımlamaya yeter mi Giggs'i? Bence hayır.
90-91 sezonunda yani henüz 17 yaşında geldi Manchester'a. Ve ertesi sezon'dan itibaren düzenli şekilde forma giymeye başladı. Yani 16 yıldır kadro içerisinde düzenli bir şekilde oynuyor Giggs. Bu süre boyunca neredeyse hiç kırmızı kart görmedi.
Yine bu 16 sezon boyunca hiç bir sezonda 20 maçtan daha az oynamadı. İstikrar mı demiştiniz?
Elinde tuttuğu rekorlar, kişisel başarıları çok ama çok uzun bir liste. Kısaca şöyle diyeyim; Premier Lig tarihinin en çok kupa kaldıran futbolcusu! 10 Premier Lig, 4 FA Cup, 2 Legaue Cup, 2 Şampiyonlar Ligi Kupası, 1 Uefa Süper Kupası ve 1 Kıtalar Arası Şampiyonluk Kupası kaldırdı.
Çocuklar yararına yaptığı yardımlar, ırkçılık karşıtı kampanyalarda aktif rol alması, Tayland'da mayınlar yüzünden sakatlanan insanlara yardım etmesi gibi insanı davranışları, sosyal sorumluluk dersi olarak anlatılacaktır.
Altyapıdaki futbolculara örnek olarak gösteriliyor. Mükemmel yeneteğe sahip olmak yetmiyor efsane olmak için. Nasıl efsane olunur demiştim zamanında, işte böyle olunuyor...
Şampiyonlar Ligi Gol Kralı : Cristiano Ronaldo

Şampiyonlar Ligini kazanan Manchester United bir de gol kralı çıkardı. Bu sezon İngiltere Premier Liginde Manchester United için 42 gol atan Ronaldo, Şampiyonlar Liginde 11 maçta 8 gol atarak Şampiyonlar Ligi Gol Kralı ünvanını da elde etti.
Onun aldığı ilk ünvan değil bu sene için, daha önce de İngiltere Premier Liginde Gol Kralı olmuş ve Yılın oyuncusu seçilmişti.
Avrupa Futboluna gerçekten damga vurdu bu sezon Cristiano Ronaldo, Euro 2008'de de kendisinden büyük beklentiler var, biliyorsunuz Ronaldo'nun formasını giyeceği Portekiz, Türkiye'nin grubunda.
22 Mayıs 2008
2008 Şampiyonlar Ligi Şampiyonu : Manchester United
Maç için öyle büyük beklenti vardı ki herkes de, bir tarafta C. Ronaldo ki Premier Lig'de 42 gol atmış, diğer taraf da Drogba. fakat maç başladığın da her zamannki gibi büyük beklenti sizi bilmem ama beni sarstı. 26. dakikaya kadar neredeyse tek pozisyon yoktu, kontrol denilen şeyin esiri olmuş iki takım öyle orta saha'da kendi aralarında top çeviriyorlardı. Neyse ki Ronaldo'nun golü geldi ve o dakikadan sonra oyun gittikçe güzelleşti.
Tevez'in karşı karşıya kaçırdığı pozisyon gol olsa maç belki bitmeyecekti ama Manu rahatlayacaktı, olmadı zaten akabinde de futbolun ana kuralı işledi ve bence bir şans golü geldi Chelsea'nin. İki kişi'nin orasına burasına çarpan top nasıl olduysa Lampard'ın önünde kaldı ve Chelsea beraberliği yakaladı. Zaten bu gol ile beraber ilk yarının da sonu geldi. Goller ilk yarıdaydı
İkinci yarı da kontrollü ama bu kez pozisyonlu geçti. Manchester kazanır dediğime neredeyse futbol beni yine pişman edecekti, daha önce sayısız kere ettiği gibi. Uzatmalara giden maçın en önemli olayı yine değildi ki belki de bu olay Chelsea'ye kupa kaybettirdi. Drogba, Vidic'e tokat atınca kırmızı kartı aldı. Tek önemli olayı kırmızı kart olan uzatmaların sonrasında gelen penaltıların sürprizi elbette herkes için C. Ronaldo'nun penaltı kaçırmasıydı...


Kimler kaçırmadı ki geçtiğimiz yıllarda, en büyüklerin hepsi kaçırdı o da kaçırdı ama şanslıydı bu hata kupa'ya malolmadı. Önce ayağı kayan Terry, sonra da bir türlü takım değiştirmeden duramayan Anelka penaltıyı kaçırınca Alex Ferguson Şampiyonlar Ligini kazanan en yaşlı hoca ünvanını Manchester United da kupayı kazandı.

21 Mayıs 2008
Şampiyonlar Ligi Finali: Dananın Kuyruğu

Bütün bir sezonun nihayete ereceği maç bu akşam. Manchester'da sakat veya cezalı bir futbolcu yok. Muhtemel 11 şöyle:
"Van der Sar, Wes Brown, Rio Ferdinand, Nemanja Vidic, Patrice Evra, Cristiano Ronaldo, Paul Scholes, Michael Carrick, Ji-Sung Park, Wayne Rooney, Carlos Tevez."
Bu 11 yerine orta sahanın ortasında 3. oyuncu olarak Hargreaves'in oynayabileceği söyleniyor, bu da akla yatkın bir senaryo.
Chelsea'de ise Ashley Cole son antremanda sakatlandı ve durumu belli değil. Oynayacağını tahmin ediyorum. Onun dışında Terry ve Drogba'da oynayacaklar. Chelsea muhtemelen şöyle çıkacak sahaya:
Petr Cech, Michael Essien, John Terry, Ricardo Carvalho, Ashley Cole, Michael Ballack, Claude Makelele, Frank Lampard, Salomon Kalou, Joe Cole, Didier Drogba.
Yeri kesin olmayan tek isim Kalou. Grant onun yerine Malouda ile başalayabilir.
Rio- Vidic ve Terry - Carvalho ikilileri belirleyici olacaklar. Manchester kağıt üzerinde daha şanslı dursa da Chelsea'nin çok daha motive olduğu bir gerçek. Ligin ardından kupada da kaybeden taraf olmak istemeyecekler. Tabi yine de bahsettiğimiz maç CL finali, ekstra motivasyon olmasa ne olur ki?
Maçın Chelsea açısından kilit ismi bence Ballack. Onun performansına göre şekillenecek Chelsea, uzun süredir takımın en iyisi konumunda ve bu maç onun için eski günlerine dönme şansı.
Manchester'da ise Chelsea karşısında pek tutunamayan Ronaldo belirleyici olacaktır. Muhtemeldir ki maçın en çok faul yapılan oyuncusu olsun.
Şampiyonlar Ligi Finalinde Rus Ruleti : Chelsea -Manchester United

2007 - 2008 sezonu için Avrupa'da en büyük kupa sahibini buluyor. Şampiyonlar Ligi Final bu gece Moskova'da Luzhniki stadyumunda oynanacak ve karşılaşmayı Lubos Michel yönetecek.

İki takım için de, İngiltere için de, dünyadaki tüm futbol severler için de son derece ilginç bir karşılaşma olacak zira bir şeylerin rövanşı hesabıyla da bakabilir bu iki takım final maçına. İngilere Premier Ligi'ni bu sezon kotaran Chelsea ve Manu ligin kaderini belirleyecek maçta karşılaşmışlardı hatırlarsanız ve maçı Ballack'ın golleriyle, tartışmalı da bir penaltı kararıyla kazanıp Manu taraftarlarının stres yaşamasına neden olmuştu. Sezon sonunda Şampiyon olmasına engel olamadı Manu'nun bu mağlubiyet.

Şimdi bir başka finalde yine karşılaşıyorlar ve bu iki takımın Avrupada karşılaştıkları ilk maç olacak. Son antrenmanda sakatlanan Ashley Cole'un da sakatlığının düzelmesiyle sakatlık anlamında iki takımın da tek bir bahanesi yok, maça tam kadro çıkacaklar.
İki takım Teknik Direktörü için de maç kup dışında anlam ifade ediyor... Sir Alex Ferguson kupayı kazanırsa, şampiyonlar Ligi'ni kazanan en yaşlı Teknik Direktör ünvanını alacakken, Avraham Grant ise kupayı kazanan ilk İsrailli olmak istiyor.
Manchester United, Şampiyonlar Ligi kupasını son kaldırdığın da kalesinde Peter SchMeichel vardı, şimdi yine bir başka efsane kaleci Edwin Van der Sar kalesini koruyor.
Guardian Gazetesi internet sitesinde Moskova'ya akın etmiş iki takım taraftarlarıyla yapılmış röportajlar yer alıyor, buradan mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.
Taktik konuşmak şu aşamada artık saçmalık, psikolojik bir maç olacağını düşünüyorum. Bence Manchester United maçı zor da olsa kazanır.
Büyük maçı Star Tv yayınlayacak 21:30'dan itibaren, saat 20:00'den itibaren ise özel programla izleyiciler bu maçın atmosferine hazırlanacak.
18 Mayıs 2008
Louis Saha : "Hayatınız boyunca aynı yerde kalamazsınız"

Fotoğrafta gördüğünüz kadar mutlu değil artık Louis Saha, Fergie bu sezon ona pek fazla şans vermedi. Bunda elbette sakatlığının da etkisi vardı ama Tevez'İn performası Saha'yı Manu gündeminden düşürdü.
"Geçtiğimiz günler konuşan Saha Manchester'dan ayrılmak istediğini açık açık belirtti şu sözlerle...Ufak bir anekdot verelim... Louis Saha, Manu'ya Fulham'dan 2004 yılında transfer oldu ve orma giydiği 86 maçta 42 gol attı. Manu ile birlikte 2 Premier League Şampiyonluğu bir de League Cup olmak üzere toplam 3 kupa kazandı.
Şampiyonlar Ligi Finali'nin son maçım olduğunu biliyorum, bunun hakkında konuşmak bana gerçekten acı veriyor, çünkü klübümü çok seviyorum.
Fakat bu sezon benim için çok zor geçti, Manu Dünya'nın en iyi ve en büyük klübü, bununla beraber birkaç kez şans da buldum bu takımda. Sakatlığım dolayısıyla bu şansları değerlendiremedim. 29 yaşındayım ve oynamak istiyorum, kaanabilecğeim şeyler var daha.
Hayatınız boyunca aynı yerde kalamazsınız!"
11 Mayıs 2008
Şampiyonlar #3
Bu hafta 2 yeni şampiyon daha eklendi listeye; Galatasaray ve Manchester United.
-----------------------------------------------------------------------------

04 Mayıs 2008
Hedefe 1 Kala

Manceshter United şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı ve bombayı Chelsea'nin eline verdi. Chelsea pazartesi günü Newcastle maçını kaybederse lig bitiyor.
Hafta içi oynadıkları yorucu maçın ardından bugün yine aynı kadro vardı sahada. Ronaldo'yu sonraki posta sakladım. Maçta tam 5 gol vardı, özellikle Tevez'in golü başta olmak üzere bütün goller güzeldi. Nani kırmızı kartla oyundan atıldı ve şampiyonluk maçında oynama şansını kaybetti.
02 Mayıs 2008
Olan Biten
Şampiyonlar Ligi finali
Chelsea vs Manchester United @ Russia - Moskow
------------------------------------------------------------------------------------------------
Uefa Kupası Finali
Glasgow Rangers vs Zenit st Petersburg @ England - Manchester
Uzun bir ara verdik, dopdolu geçen 2 günün ardından bilet sahipleri de belli oldu. Rusların Avrupadaki çıkışı hızlanıyor, Uefa Kupasının ardından bu konuda yazarız umarım.
30 Nisan 2008
Finale İlk Bilet Manchester'ın

Çok zevkli bir maçtı, sürekli söylediğim sapık futbol ve hayvani kondüsyonu bir kez daha gördüm ManU'da... Scholes'un mükemmel golü "gollü beraberlikler dışında tüm beraberliklerin yaradığı" Barcelona'ya yetti (ah ilker yasin ah). Kantone olsa böyle olur muydu yoksa daha mı farklı olurdu bilmiyorum. Ronaldo çok hırslıydı, kaybettiği topun arkasından inanılmaz deparlar attı ama Zambrotta'ta tarafından da mükemmel bir şekilde durduruldu. Barcelona'da ise Eto'o kötüydü. Frank Rijkaard sezonu elleri boş bir şekilde kapamayı garantiledi, sezon sonuna eline biletini alır herhalde...
28 Nisan 2008
26 Nisan 2008
Pat Lampard'a...

Manchester şampiyonluğu ilan edebilmek, Chelsea ise gururunu korumak ve 2. kaptan Lampard'ın acısını hafifletmek için sahadaydı.
Aslında maçtan önce Ferguson'un açıkladığı gibi Chelsea 1-0 galip başlıyordu maça. Şampiyonlar ligi'nde yarı final oynayan 2 takımdan Chelsea salı, Manchester ise çarşamba akşamı oynamışlardı. 2 takımda deplasmandaydı ama Manchester daha fazla yol katetmiş ve yorgunluk daha fazla hissedilir olmuştu. Üstüne üstlük Chelsea çarşamba Manchester ise Salı günü tekrar CL'ye çıkacaktı ve Manchester normal olarak defansif oynayıp beraberlik kopartma peşindeydi.
Ama fiziksel yorgunluğa Chelsea'nin inanılmaz hırsı eklenince ilk dakikalarda çok zorlandılar. Hepsinin üzerine Vidic'in sakatlığı da tuz biber olunca mağlubiyet kaçınılmaz görünüyordu.
Ballack'ın golünden sonra tüm takımın "Pat Lampard: Rip" formasını havaya kaldırması güzeldi. Paranın takımı gibi sıfatlarla anılsalar dahi inanılmaz bir bağ var oyuncular arasında.
Tabi bağ demişken frikik için kavga eden Drogba ve Ballack'tan bahsetmiyorum. Gerçek olan bir şey var ki Drogba'nın saçma bir şekilde frikik kullanmakta ısrar etmesi. Son 1-2 aydır neredeyse bütün frikikleri kendisi kullanıyor ve hatırladığım kadarıyla sadece 1 golü var(lig kupası finalinde Tottenham'a). Bunun yanında Ballack sayılı frikik ustalarından birisi ve o varken Drogba'nın kullanması gerçekten absürd bir durum.
Carvalho'nun ilginç hatasıyla eşitliği yakaladı Manchester. 2. yarının başından golün gelişine denk hızlı ve güzel bir futbol izledik. Rooney golü attı ve sakatlığınından dolayı çıktı.
Manchester yeniden kapanmaya başlamıştı ki çiçeği burnunda ön libero olan Carrick'in eline çarpan top (ki pozisyonu net göremedim, bana yanlış karar gibi geldi) penaltıya sebebiyet verdi. Bu kez Ballack, Drogba'nın şımarıklığıyla uğraşmayıp topu kendisi aldı ve Van Der Sar'ı ters köşeye yatırdı.
Son bölümlerde bu kez Manchester bastırmaya başladı, özellikle son 10 dakika 2 kez çizgiden çıkan top (Ashley Cole ve Shevchenko) Chelsea'nin yarışa ortak olmasını sağladı. Bütün sezon yatan Sheva'nın belki de şampiyonluğu getiren kurtarışı yapması komik.
Son durum şudur:
Her 2 takımda 81 puanda ve Manchester ikili averajla önde. Bu yüzden kalan 2 maçı kazandığı takdirde şampiyon olacak. Ama futbol bu, bir sonraki maçları West Ham'la ve kolay geçmeyecek.



