Fenerbahçe'de yaşadığı hayal kırıklığı sonrası başlayan Sivasspor macerası ve geliştirdiği futbolu onu Galatasaray'a taşıdı. 2007-2008 sezonunda Galatasaray'ın şampiyonluğunda büyük rol oynayan isimlerin en başındaydı Servet Çetin... Euro 2008'de de performansını seozn dahilinde yaşadığı ağır sakatlıklara rağmen üst düzeyde sürdürdü. Bir reklam kampanyasının Euro 2008 için hazırladığı reklamlarda Biyonik Adam, Servet Çetin olarak anılması gayet de geçirdiği sezonu açıklayabiliyordu.
17 Haziran 2009
Biyonik Adam, Marsilya yolcusu
08 Eylül 2008
Slaven Bilic : " Hiçbir yere gitmiyorum"

Gerard Houllier, Gianfranco Zola, Roberto Donadoni and Roberto Mancini ile birlikte West Ham United menejerliği için ismi geçen Slaven Bilic The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada
"Daha önce söyledim, tekrar söylüyorum, gitmiyorum ! Gitmeyeceğimi oyuncularıma da anlattım, Hırvatistan'da kalmak istiyorum. 2010 Dünya Kupası sonuna kadar buradayım"diyerek iddialara en sert yanıtı verdi. Euro 2008'de Türkiye karşısında alınan dramatik sonucu ne Bilic ne de Hırvatistan'ın unutabildiğini ve 2010 Dünya Kupası'nda bu hırsla bir şeyler yapmak istediklerini anlamak çok da güç değil.
26 Ağustos 2008
Milan Baroš, Galatasaray'da

Milan Baroš, FC Vigantice'da futbol hayatına 1987 yılında 16 yaşındayken başladı. Daha sonra 8 sene boyuna Banik Ostrava'da oynadı. 8 sene boyunca 76 maça çıkıp 23 gol attı. 2001 yılı geldiğinde Baroš için ayrılık çanları Liverpool adına çaldı.
Baroš, Liverpool'a transfer olurken tek talibi de Liverpool değildi... Onu Serie A'ya getirmek isteyen iki takım olan Inter ve Juventus'un tekliflerini Liverpool için reddetti Baroš ve böylelikle Premier Lig kariyeri başladı.
2002-2005 arası Liverpool forması giyen Baros bu dönemde üst düzey başarılara imza attı ki bu başarılar sadece klüp seviyesinde kalmadı. Defansif futbollarıyla Euro 2004'ü kazanırken aynı zamanda insanları futboldan soğutan Yunanistan'ın kurbanı olan Çek Cumhuriyeti ile Euro 2004'de yarı final oynadı ve turnuva boyunca attığı 5 gol ile "Golden Boot" ödülünü alarak gol kralı oldu.
2005 yılında İstanbul Atatürk Olimpiyat stadında oynanan Şampiyonlar Ligi Finalinde Liverpool ile Ac Milan karşı karşıya geldi. Bu maçta Liverpool'un iki forvetinden birisi şu an Galatasaray forması giyen Harry Kewell, diğeri de Milan Baroš idi. Milan Baroš ve Harry Kewell kupayı kazanan tarafın oyuncularıydı maç bittiğinde ve kupa Liverpool'un olmuştu.
2005 yılı sonunda Aston Villa'ya transfer olan Baroš, yeni kariyerinde 2 sezonda toplam 42 maça çıktı. 2007 yılı sonrasında yeni bir kariyer için Fransa'nın yolunu tutup Fransa'nın şampiyonluklara ambargo koyan takımı Lyon'a transfer oldu ve Lyon ile 24 maça çıktı, sonrasında da yeniden Premier Lig'e dönüş yaparak kiralık olarak Portsmouth formasını giydi.
Premier Lig kariyeri boyunca 110 maça çıkan Milan Baroš, 28 gol attı. Premier Lig'de attığı gollerden daha çok defansı rahatsız eden ve takımının gol atmasına zemin hazırlayan bir futbolcu olarak ön plana çıkması onun nasıl bu kadar üst düzey bir kariyer yaptığını açıklayabiliyor.
66 kez Çek Cumhuriyeti formasını giyip 32 gol atan Baroš Çek Cumhuriyeti'nin Euro 2008 kadrosunda da yerini aldı, ulusal takım formasıyla son golünü geçtiğimiz hafta içinde İngiltere ile oynanan hazırlık maçında İngiltere ağlarına yolladı.
Milan Baroš, 29 Ağustos Perşembe Türkiye'de olacak.
31 Temmuz 2008
Ribery, Kasım ayında sezonu açacak

Eur 2008'de oynanan İtalya maçında ciddi derecede sakatlanan ve ameliyat olan Frank Ribery, cuma günü ikinci kez ameliyat olacak. Ribery'nin Kasım ayının ortalarında sezonu açması bekleniyor.
22 Temmuz 2008
Fernando José da Silva Freitas Meira, Galatasaray'da
Almanya'nın VfB Stuttgart takımının ve Portekiz Milli takımın oyuncusu Fernando Meira ismiyle bilinen Fernando José da Silva Freitas Meira Galatasaray ile 1 ylı opsiyonlu 4 yıllık sözleşme imzaladı.
Fubola, Vitória de Guimarães'e başlayan Meira, 98 yılına kadar burada kaldı. 98-99 sezonunda 1 sezonluğuna FC Felgueiras takımına gitti ve sonraki sezon yeniden Vitória de Guimarães' geldi. 2000-2001 sezonunda Benfica'da oynayan Meira, 2001-2002 sezonunda ilk kez Portekiz dışına çıktı ve aralıksız 6 yıl oynayacağı Almanya'nın VfB Stuttgart takımına transfer oldu.
VfB Stuttgart formasıyla 173 maça çıkıp 11 gol attı. 2002-2003 sezonunda Bundesliga Şampiyonluğunu kaçırarak 2. olan takımın parçası olan Meira, 2006-2007 sezonunda Bundesliga'da şampiyonluğu yaşadı.
52 kez Portekiz Milli takımı formasını giydi ve 2 gol kaydetti. Portekiz ile 200 Dünya Kupası'nda 4.lü yaşadı. Meira Portekiz'in euo 2008 kadrosunda'da yer aldı ve euro 2008'de 3 maç oynadı.
02 Temmuz 2008
Fifa Temmuz ayı Dünya Ülkeler sıralaması açıklandı.
Türkiye, Temmuz ayı sıralamasında 1010 puan ile yirminci sırada yer aldı ve Haziran ayında açıklanan sıralamaya göre altı sıra yükselerek 20. sıradan 14. sıraya yükseldi. Liste'nin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Euro 2008 şampiyonu İspanya listede birinci sıraya yükselirken, Haziran ayında listenin tepesinde yer alan Ajantin altıncılığa geriledi. Haziran ayında listenin sekizinci sırasında yer alan ve Euro 2008'de tek galibiyet bile alamayan Yunanistan ise on sıra birden düşerek 18.liğe geriledi.
30 Haziran 2008
Euro 2008'de kart rekoru da bizde.

Turkcell Super Lig'deki disiplinsizlik malesef Euro 2008'de Türkiye için geçerli olmaya devam ediyor. Turnuvanın maç başına 3.2 ile toplamda 16 sarı, 1 de kırmızı kart ile en fazla kart gören ülkesi olduk.
Bunun elbette bir sürü nedeni var, umarım Federasyon projeler ve önemli kararlar ile futbolcularımızın disiplin sorununu çözmek için bir şeyler yapmak istiyordur.
Avrupa'nın en büyüğü : İspanya
Öyle bir final maçı ki yine kimsenin anlayamadığı bir şekilde finale kadar ulaşan Almanya ile Avrupa Futbol şampiyonaları tarihinin belki de en şanssız takımı İspanya karşılaştı. EPL'de bu sene fırtına gibi Torres'in golüyle, maç boyu hiçbir şey yapmayan Almanya'yı geçen ispanya kupanın sahibi oldu.
24 sene önce kupayı İspanyollardan alan Fransız Platini, bu kez kupayı İspanyollara kendi elleriyle verdi. 1984'te kupaya çok yaklaşan İspanya, finalde Fransa'ya 2-0 mağlup olmuştu.
28 Haziran 2008
Daniel Guïza ile ilgilenen sayısı arttı !
Daniel Guïza'nın hem menejeri hem de sevgilisi olan Nuria Bermúdez,
"Bize ilgilerini ifade eden çok sayıda klüp var ama henüz karar vermiş değiliz, bize sunulan opisyonları tekrar gözden geçirip karar vereceğiz"şeklinde bir beyanat verdi bugün Euro 2008 Final maçı için sevgilisiyle birlikte bulunduğu Viyana'da.
Daniel Guïza'nın sevgili ve menejeri, Bermúdez'in bahsettiği ilginin içinde Fenerbahçe'nin yanında Barcelona, As Roma, Manchester City takımlarının da ilgisi var.
Ziyaretçilerimiz kimi destekledi ?

Euro 2008 öncesi kişisel olarak en çok merak ettiğim, ziyaretçi dostlarımızın Euro 2008'de kimi desteklediğiydi... Anket içine Türkiye'nin de turnuvaya katılması dolayısıyla Türkiye'yi ekleyip eklememek de çekimse kaldım. Sonrasında içinde Türkiye'nin de olduğu bir anket'in daha doğru değerler vereceğini düşünerek ekledim.
Anket sonuçlarına bakınca ziyaretçilerimizin % 79'unun turnuvada Türkiye'yi desteklediğini, % 4'lük bir kısmın ise İtalya'yı ve hemen sonrasında küçük bir farkla %3 ile Hollanda'yı, finale çıkan iki takım Almanya ve İspanya ile Rusya'yı da %2 desteklediğini gördük.
Anketimizde destekçisi olmayan tek takımın ise Çek Cumhuriyeti olduğunu görebiliyoruz.
Yarı Finale çıkan dört takım olan Almanya, Türkiye, İspanya ve Rusya'nın anketimizde de en çok desteklenen takımlar olması da ziyaretçilerimin bilgiçliği olsa gerek.
Ankete 768 kişinin katıldığını da son olarak not edelim.
Turko 2008'de Final : Almanya - İspanya
Hakem : Roberto Rosetti
Freddie Ljungberg, İsveç kariyerine nokta koydu.
Euro 2008'de İsveç formasıyla kaptan olarak mücadele eden L'jungberg, Ulusal Takım kariyerini noktaladığını artık formasını giydiği EPL ekibi West Ham United'daki kariyerine odaklanacağını açıkladı.
31 yaşındaki L'jungberg, İsveç forması ile çıktığı 70 maçta 14 gol atmıştı. L'jungberg 2007'den beri West ham United forması giyiyor.
26 Haziran 2008
İnsan olduğumuzu unutmayalım
Euro 2008 Almanya - Türkiye yarı Final maçı öncesinde Fifa gibi Uefa'nın da destekelediği "Irkçılık karşıtlığı" ittifakının tüm futbolseverleri ırkçılıkla mücadele etmeye çağıran metnini iki takım kaptanları Rüştü Reçber ve Michael Ballack, kendi dillerinde okudular.
Yarın oynanacak olan diğer Yarı Final maçında ise aynı metinleri Iker Casillas ve Sergei Semak kendi dillerinde okuyarak futbolseverleri insan olduğunu hatırlamaya davet edecek.
Bizde Kritik Eşik olarak dünyanın her yerindeve özellikle blog dahilinde futbolda ırkçılık karşıtı duruş sergilemeye çalışıyoruz. Hiç bir insan dil, din ya da ırk farkı ile bir diğerinden üstün ya da aşağı olamaz, her insan eşittir ve önce insandır.
Üstün ırk, üstün dil, üstün din'e sahip olduğunuz savını insan olduğunuzu hatırladığınız da eminim siz de gülünç bulacaksınız.
Genç Semih (!) Euro 2008'de de Türkiye'nin en golcüsü

Semih, 25 yaşına geldi ve hala "Genç Semih" diye anılıyor. Avrupada "Wonderkid" ya da "Genç" oyuncu denildiğinde genelde 20 yaş altı futbolcular akla gelirken biz de onca kendisinden değersiz ismin gelip geçtiği Fenerbahçe'de 25 yaşına gelmiş Semih hala "Genç" diye anılıyor.
Sanıyorum ki Semih Jübile yaparken de "Genç Semih" diye anılacak. Bu sezon Turkcell Super Lig'de 17 gol ile "Gol Kralı" ünvanını elde eden Semih, Euro 2008'de de Türkiye'nin 3 gol ile en fazla gol atan oyuncusu oldu.
Bu adama artık daha da Genç derse birisi yuh olsun onun içindeki futbol sevgisine ve de bilgisine!
Almanlar kazanırsa biz de kazanmış sayılacağız

Maçın başlığı aslında her şeyi özetliyor sanırım... Turnuvanın en iyi oyununu oynayan Türkiye, bu mücadeleyi 9 oyuncudan yoksun olarak gösterdi. Türkiye oyuna çok iyi başladı ve 34. dakikayı ekranda gördüğümde çektiğimiz şut sayısı 12 idi.
Alman kaleci Lehman'ın abondone olduğunu ve er geç golün geleceğini hatta gollerin geleceğini hissetmemek için ya futboldan anlamamak ya da anlamamak lazımdı herhalde ve gol geldi.
Sonrasında yine bir klasik ve bir mahalle maçında yenmeyecek basit gol yine de kişisel olarak ümidim kırılmadı. Yediğimiz ikinci golü de hatırlıyorum da, "Şans var bu takımın gidişinde", "Şansımız yaver gidiyor" diyenler aklıma geldi...
Bir takım düşünün 9 oyuncusu eksik buna rağmen turnuvanın en iyi futbolunu oynuyor kendi açısından ve baskı yapacak oyuncuyu karşılayan oyuncu durduk yere sakatlanıyor adam da gidip golü yazıyor. Şans bu mudur?
Daha fazla aslında pozisyon ya da gol tahliline de gerek yok. Bu maçı da evet Almanlar kazanmıştır aynen Garry Lineker'in meşhur sözündeki tespiti gibi ama Türkiye oynadığı futbol ile eldeki malzemenin XXL fazlası ürettiği sonuç futbolu ile Almanları sürklase etmiştir.
Finalde benim görüşüm Almanya'nın kazanacağı yönündedir rakibi ister Rusya ister İspanya olsun.
Bu kez "Almanya kazandı diye biz de kazanmış sayılacağız".
Nihat kahveci 16 hafta yok
Hırvatistan maçında sakatlanarak oyundan çıkan Nihat kahveci turnuva tamamlanmadan kamptan ayrılıp İspanya'ya ameliyata gitmek zorunda kalmıştı. Valencia'da tetkikleri yapıldıktan sonra Nihat'ın doktoru Enrique Gastaldi sahalardan en az 16 hafta uzak kalacağını ve en kısa sürede ameliyat olacağını açıkladı bugün.
Çek Cumhuriyeti maçındaki geri dönüşün kahramanlarından birisi olan Nihat'a acil şifalar diliyorum.
22 Haziran 2008
Slaven Bilic : " Geri döneceğiz..."
"I wanted to quit last night, not as a manager of Croatia but as a manager, but I love football and I love these guys, we're going to come back again."Hırvatistan Teknik Direktörü Slaven Bilic ve Hırvatistan yaşadıkları şoku atlatmaya çalışıyorlar. Bilic verdiği mülakatta Maç gecesi, sadece Hırvatistan Teknik Direktörlüğünü değil Teknik Direktörlüğü bile bırakmayı düşündüğünü fakat futbolu ve oyuncularını sevdiğini ve geri geleceklerini yeniden etmiş.
21 Haziran 2008
Euro 2008 Türkiye Revirinde son durum
Kart cezalısı oyuncular : Volkan Demirel, Emre Aşık, Arda Turan, Tuncay Şanlı,
Sakat oyuncular : Emre Güngör, Emre Bölezoğlu, Nihat Kahveci, Tümer Metin, Servet Çetin,
Kalan sağlar bizimdir : Rüştü Rençber, Tolga Zengin, Sabri Sarıoğlu, Gökhan Zan, Hakan Balta, Hamit Altıntop, Mehmet Aurelio, Mehmet Topal, Ayhan Akman, Kazım Kadım, Uğur Boral, Mevlüt Erdinç, Semih Şentürk, Gökdeniz Karadeniz.
Fatih Terim'in açıkladığı 23 kişilik kadrodan toplam 9 oyuncu gerek ceza gerek de sakatlıkları nedeniyle Euro 2008 yarı finalinde Türkiye - Almanya maçında yer alamayacak.
Bununla beraber iyi de bir haber var. Yarı Final maçında sarı kartlar turnuva kurallarına göre siliniyor ve cezalı duruma düşecek futbolcu olmak ihtimali ortadan kalkıyor.
20 Haziran 2008
Dikkat Çekenler : Ortadakiler
Turnuvanın şüphesiz en dikkat çeken isimleri orta sahanın ortasındaki oyuncular. Ön libero yahut forvet arkası ayrımı yapmadım:
1) Wesley Sneijder
Şüphesiz ki en büyük çıkış ondan geldi. Hollanda'nın beklenmedik başarısının en büyük mimarı, sol kanat gözükmesine ve sol tarafa yaptığı onca yardıma rağmen ortadan oyunu yönlendirdi.
2) Deco
Turnuvanın süprizlerinden birisi de Deco. Barcelona'da çok da iyi geçmeyen bir sezonun ardından artık kariyerini bir aşağı basamaklarda sürdürmesi önerilirken Portekiz'i taşıyan isim oldu.
3) Michael Ballack
Bu adamın yaptığı işin tam karşılığı olarak liderlik diyebiliriz. Onu özel kılan maç başına 10 kilometre koşması, attığı ara paslar, sıkışan oyunu açması değil. Bu dediklerimizi yapan bir çok isim var ama kalan 10 oyuncuya onun gibi yol gösteren birisi yok.
4) Xavi
Ballack'ı lider olarak tanımlarsak sanırım Xavi için de "oyun kurucu" tabiri yakışır. Köprü gibi adam, topu taşıma, gerekli yere gerekli zamanda gerekli biçimde iletme görevini üstlendi. Ve bu görevin altından %80'in üzerinde pas isabeti ile kalktı.
5) Daniele De Rossi
Donadoni'nin hatalarından biri de bu adamı ilk maçta oynatmamasıdır. Kalan maçlarda hem Pirlo'nun hem de Gattuso'nun yükünü aldı. İtalya'nın çeyrek final görmesinde baş etkenlerden biri oldu.
Bu listeye giremeyen bir çok isim var. Bizden Aurelio, Hollanda'dan De Jong ve Van Der Vaart, Hırvatistan'dan Modric, Rusya'dan Semak, İsvicre'den Hakan ve daha sayamadığım bir çok oyunucu...




