Kaleci ve bekleri yazdık, ortadaki oyuncular var sırada.
1) Pepe
Grup maçlarında attığı gol ve defanstaki hamleleriyle "gene mi sen" adamı oldu. Carvalho yanında sönük kaldı bu adamın.
2) Per Mertesacker
Suya sabuna karışmam görüntüsü veriyor. Ne kart görüyor ne bir tatsızlık çıkarıyor. İşinin ne olduğunu bilen ve bunu en temiz şekilde yapan futbolculardan birisi.
3) Robert Kovac
İsmine yakışır bir turnuva çıkarıyor. Muhteşem kariyerinin sonlarına gelmiş ve eski hızından çok şey kaybetmiş olsa da hala mükemmel bir zamanlamaya ve sezilere sahip olduğunu gösterdi.
4) Joris Mathijsen
Hollanda hakkındaki düşüncelerimi yedirenlerden. Partneri Ooijer ile birlikte dünyanın en iyi hücumcularını durdular.
5) Servet Çetin
Burada yer alması biraz duygusal, biraz taraflı olabilir. Ama söyler misiniz onun katkısı olmasa halimiz ne olurdu?
20 Haziran 2008
Dikkat Çekenler : Defanstakiler
08 Haziran 2008
Türkiye 0-2 Portekiz

Avrupa Şampiyonası dün başladı. Çek Cumhuriyeti - İsviçre karşılaşması tempolu, mücadelesi bol ama golü az bir maçtı. Bu sanırım bazı yorumculara sıkıcı gelmiş olacak ki bizim maçımızın böyle olmamasını dilediler.
Bugüne kadar Türkiye ve Avrupa Şampiyonası'ndaki rolü/yapabilecekleri hakkında yazmamayı tercih ettik. Biliyordum çünkü böyle olacağını. Hayır ukalalık, ben demiştimcilik oynamıyorum, futbol adına öğrendiğim şeyler bana bunu gösteriyor.
4-3-3 sistemi 3 forvetle oynanmaz. Oynanır canım oynanır da, bir kanatta Van Persie diğerinde Kuyt gibi adamların varsa oynanır. İlerde tek savaşan forvet, kanatlarda iyi pas yapabilen, içeri girebilen oyuncularla oynanır. Bu sistemle oynamanın en büyük avantajı pas yapabilecek adamın çok olması ve topun sizde kalmasıdır. Dün Türkiye ayağında top tutamazken Portekiz akıllı paslaşmalarla bizi oyundan düşürdü.
Maçın adamı Pepe seçildi. Maç boyunca bizim cılız ataklarımızı başlamadan bitirdi, üzerine şampiyonanın en güzel gollerinden birini attı. Şöyle bir gol oldu; orta sahada rakibin forvetinden topu kaptı, rakibin yarı sahasının ortasına kadar sürdü. Ronaldo'ya pas attı. Geri doğru gitmeye hazırlanırken tekrar kendisine pas verilince orta sahanın ortasından yay üzerine kadar yine sürdü topu. Sonra yaydaki Nuno Gomes'le verkaça girip ceza sahası içinde kaleci ile karşı karşıya kaldı ve golü attı.
Böyle okuyunca size de güzel gelmedi mi? Defans oyuncusu bizim sahamızda rahat bir şekilde top sürüyor, istediği gibi pas alışverişi yapıyor ve takım halinde kapanmışken kalecimizle karşı karşıya kalıyor. Eğer Pepe haricinde birini seçebilseydim Deco derdim. Orta sahayı bir maestro gibi yönetti, oyun sıkıştırmadı. Aslında düzgün bir baskı görmedi bile, kalan maçlarında bu kadar rahat olabileceğini sanmıyorum.
Velhasılı, eğer kalan maçlara da bu kadro ve bu planla çıkmayı planlıyorsa Terim, işi zor. Türkiye ile ilgili asıl yazıyı turnuva bitimine saklıyorum.


