İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010

"Yeniköy Kasabı" değil mi o (!)


2010 Dünya Kupası, ülkemizde "Yeniköy Kasabı" olarak da bilinen Del Bosque'nin çalıştırdığı İspanya'nın oldu.

21 Mart 2009

İspanya - Türkiye maçı Türkiye Aday Kadrosu


Kaleciler: Volkan Demirel (Fenerbahçe), Rüştü Reçber (Beşiktaş), Ufuk Ceylan (Manisaspor)

Savunma: Gökhan Gönül (Fenerbahçe), Sabri Sarıoğlu, Emre Aşık, Hakan Kadir Balta (Galatasaray), Sedat Bayrak (Sivasspor), İbrahim Kaş (Getafe), Eren Güngör (Kayserispor), İbrahim Üzülmez (Beşiktaş)

Orta saha: Hamit Altıntop (Bayern Münih), Kazım Kazım, Emre Belözoğlu (Fenerbahçe), Ayhan Akman, Arda Turan (Galatasaray), Mehmet Aurelio (Real Betis), Nuri Şahin (Borussia Dortmund), Mevlüt Erdinç (Sochaux), Tuncay Şanlı (Middlesbrough)

Forvet: Nihat Kahveci (Villarreal), Batuhan Karadeniz (Eskişehirspor), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Gökhan Ünal (Trabzonspor), Sercan Yıldırım (Bursaspor).

İspanya - Türkiye maçının hakemi belli oldu


İngiliz hakem Michael Riley görev yapacak. Riley'in yardımcılıklarını Peter James Kirkup ve Philip Richard Anthony Sharp yapacak. Dördüncü hakem ise Martin Atkinson olacak.

İspanya - Türkiye maçı İspanya Aday Kadrosu


Kaleciler: Iker Casillas, Jose Manuel Reina ve Diego Lopez
Defans: Carlos Marchena, Juanito, Sergio Ramos, Capdevilla, Gerard Pique, Aibol, Alvaro Arbeloa
Orta saha: Xavi Hernandez, Santi Cazorla, Sergi Busquets, David Silva, Iniesta, Albert Riera, Xabier Alonso, Marcos Senna
Forvet: Daniel Güiza, Fernando Llorente, Fernando Torres ve David Villa

02 Temmuz 2008

Fifa Temmuz ayı Dünya Ülkeler sıralaması açıklandı.

Türkiye, Temmuz ayı sıralamasında 1010 puan ile yirminci sırada yer aldı ve Haziran ayında açıklanan sıralamaya göre altı sıra yükselerek 20. sıradan 14. sıraya yükseldi. Liste'nin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Euro 2008 şampiyonu İspanya listede birinci sıraya yükselirken, Haziran ayında listenin tepesinde yer alan Ajantin altıncılığa geriledi. Haziran ayında listenin sekizinci sırasında yer alan ve Euro 2008'de tek galibiyet bile alamayan Yunanistan ise on sıra birden düşerek 18.liğe geriledi.

30 Haziran 2008

Avrupa'nın en büyüğü : İspanya

Öyle bir final maçı ki yine kimsenin anlayamadığı bir şekilde finale kadar ulaşan Almanya ile Avrupa Futbol şampiyonaları tarihinin belki de en şanssız takımı İspanya karşılaştı. EPL'de bu sene fırtına gibi Torres'in golüyle, maç boyu hiçbir şey yapmayan Almanya'yı geçen ispanya kupanın sahibi oldu.


24 sene önce kupayı İspanyollardan alan Fransız Platini, bu kez kupayı İspanyollara kendi elleriyle verdi. 1984'te kupaya çok yaklaşan İspanya, finalde Fransa'ya 2-0 mağlup olmuştu.

28 Haziran 2008

Ziyaretçilerimiz kimi destekledi ?


Euro 2008 öncesi kişisel olarak en çok merak ettiğim, ziyaretçi dostlarımızın Euro 2008'de kimi desteklediğiydi... Anket içine Türkiye'nin de turnuvaya katılması dolayısıyla Türkiye'yi ekleyip eklememek de çekimse kaldım. Sonrasında içinde Türkiye'nin de olduğu bir anket'in daha doğru değerler vereceğini düşünerek ekledim.

Anket sonuçlarına bakınca ziyaretçilerimizin % 79'unun turnuvada Türkiye'yi desteklediğini, % 4'lük bir kısmın ise İtalya'yı ve hemen sonrasında küçük bir farkla %3 ile Hollanda'yı, finale çıkan iki takım Almanya ve İspanya ile Rusya'yı da %2 desteklediğini gördük.

Anketimizde destekçisi olmayan tek takımın ise Çek Cumhuriyeti olduğunu görebiliyoruz.

Yarı Finale çıkan dört takım olan Almanya, Türkiye, İspanya ve Rusya'nın anketimizde de en çok desteklenen takımlar olması da ziyaretçilerimin bilgiçliği olsa gerek.

Ankete 768 kişinin katıldığını da son olarak not edelim.

Turko 2008'de Final : Almanya - İspanya


Yarın oynanacank Final maçı ile birlikte Euro 2008'in sonuna geldik. Turnuva boyunca Hollanda'nına caba bu kez kupayı alacaklar mı diye düşündüren güzel oyununu, Fransızların Zidane sonrası olduğu yerden yine durması ve elenmesini, Romanya'nın ölüm grubunda verdiği onur mücadelesini, Yunanistan'ın ve defansif futbol kurgusunun iflasını, Almanya'nın her şeye rağmen gruptan çıkıp, finale kadar yükselmesini...

İspanya'nın yıllardır beklenen performansını ve sonunda finale ulaşmasını, İtalya'nın buraya kadar demesini ve pek tabiki turnuvaya damga vuran ülkemiz olan Türkiye'nin beklenenin çok üstündeki performansını ve Finali son anda kaçırmasına tanık olduk.

Yarın Viyana'da oynanacak mücadele ile birlikte artık futbolseverler yerel liglere, transferlere ve 2008-2009 sezonuna odaklanacaklar, heyecan aslında kaldığı yerden yerel unsurlarlar devam edecek.

Turnuva boyunca Türkiye'den sonra İtalya'yı destekledim ama en başından beri de Almanya'nın kazanacağını düşünüyorum, bakalım göreceğiz yarın ne olacak?

Maç : Almanya - ispanya
Tarih : 29 Haziran Pazar
Saat : 21:45
Stad : Ernst Happel Stadion / Viyana
Hakem : Roberto Rosetti

26 Haziran 2008

İnsan olduğumuzu unutmayalım

Euro 2008 Almanya - Türkiye yarı Final maçı öncesinde Fifa gibi Uefa'nın da destekelediği "Irkçılık karşıtlığı" ittifakının tüm futbolseverleri ırkçılıkla mücadele etmeye çağıran metnini iki takım kaptanları Rüştü Reçber ve Michael Ballack, kendi dillerinde okudular.

Yarın oynanacak olan diğer Yarı Final maçında ise aynı metinleri Iker Casillas ve Sergei Semak kendi dillerinde okuyarak futbolseverleri insan olduğunu hatırlamaya davet edecek.

Bizde Kritik Eşik olarak dünyanın her yerindeve özellikle blog dahilinde futbolda ırkçılık karşıtı duruş sergilemeye çalışıyoruz. Hiç bir insan dil, din ya da ırk farkı ile bir diğerinden üstün ya da aşağı olamaz, her insan eşittir ve önce insandır.

Üstün ırk, üstün dil, üstün din'e sahip olduğunuz savını insan olduğunuzu hatırladığınız da eminim siz de gülünç bulacaksınız.

Almanlar kazanırsa biz de kazanmış sayılacağız


Maçın başlığı aslında her şeyi özetliyor sanırım... Turnuvanın en iyi oyununu oynayan Türkiye, bu mücadeleyi 9 oyuncudan yoksun olarak gösterdi. Türkiye oyuna çok iyi başladı ve 34. dakikayı ekranda gördüğümde çektiğimiz şut sayısı 12 idi.

Alman kaleci Lehman'ın abondone olduğunu ve er geç golün geleceğini hatta gollerin geleceğini hissetmemek için ya futboldan anlamamak ya da anlamamak lazımdı herhalde ve gol geldi.

Sonrasında yine bir klasik ve bir mahalle maçında yenmeyecek basit gol yine de kişisel olarak ümidim kırılmadı. Yediğimiz ikinci golü de hatırlıyorum da, "Şans var bu takımın gidişinde", "Şansımız yaver gidiyor" diyenler aklıma geldi...

Bir takım düşünün 9 oyuncusu eksik buna rağmen turnuvanın en iyi futbolunu oynuyor kendi açısından ve baskı yapacak oyuncuyu karşılayan oyuncu durduk yere sakatlanıyor adam da gidip golü yazıyor. Şans bu mudur?


Daha fazla aslında pozisyon ya da gol tahliline de gerek yok. Bu maçı da evet Almanlar kazanmıştır aynen Garry Lineker'in meşhur sözündeki tespiti gibi ama Türkiye oynadığı futbol ile eldeki malzemenin XXL fazlası ürettiği sonuç futbolu ile Almanları sürklase etmiştir.

Finalde benim görüşüm Almanya'nın kazanacağı yönündedir rakibi ister Rusya ister İspanya olsun.

Bu kez "Almanya kazandı diye biz de kazanmış sayılacağız".

19 Haziran 2008

Euro 2008 Çeyrek Final eşleşmeleri belli oldu


19 Haziran / St. Jakob-Park / Basel

- Portekiz - Almanya

20 Haziran / Ernst Happel Stadion

- Hırvatistan - Türkiye

21 Haziran / St. Jakob-Park / Basel

- Hollanda - Rusya

22 Haziran / Ernst Happel Stadion

- İspanya - İtalya

11 Haziran 2008

Euro 2008 Günlüğü #4 : Yanlış Eşleşmeler

Dün iki maçı izledikten sonra aklıma bu cümle geldi. İzlemesi sıkıcı takımlarla, izlemesi zevkli takımların maçları vardı.

- Sondan başlayım zira yazacak çok bir şey yok bu konuda. İsveç Yunanistan maçı Romanya ve Fransa'yı unutturacak kadar sıkıcıydı. İlk yarının son 10 dakikasında sıkılıp kanal değiştirdim. Şansıma 2. yarı geri döndüm de İbra'nın güzel golünü gördüm. Maçla ilgili yazacak çok şey yok, Yunan takımına karşı tek başıma sahaya çıksam yine savunmada pas yapmaktan bana gol atamayacaklar. İsveç'te Kallstrom ve Elmander'i izlemek isterdim, neden tercih edilmediler acaba?
------------------------------------------------------------------------

- Gelelim güzel maça, turnuva gol limiti tavan yaptı. Euro 2008'in ilk kartsız maçını izledik. İspanya, ilerde Torres ve Villa ile Rusya defansını doğradı. Bu doğrama işinde Inıesta, Xavi ve Silva'nın katkıları da büyük tabi. Senna şahane bir maç çıkardı ama ben hala Xabi'yi tercih ederdim.

Böyle böyle başladı maç, ilk gol geldikten sonra Rusya iyi bastırdı. Ama Arshavin ve Pogrebnyak'ın eksikliği pozisyon yaratmada büyük sıkıntı doğurdu. İspanya da baskıyı kırmak için pres yapmak yerine kendi kabuğuna çekilip bekledi. Rusya adına Zhirkov güzel bir maç çıkardı. Normalde 3-5-2 nin solunda oynayan bir futbolcu, bu maça sol bek olarak başladı ve maç boyunca Rusya adına olumlu işler yapan futbolculardan biriydi.

Villa, İspanya adına şampiyona tarihinin ilk hat trickini yaptı. Fabregas İspanya formasıyla ilk golünü -buram buram ofsyat koksa da- attı. Oyuna sonradan Cazorla değil de Joaquin girseydi ne olurdu? Cevap: şahane olurdu ama Aragones kadroya bile çağırmadı.

İspanya, Avrupa Şampiyonası tarihinde en farklı skorunu aldı. Gelecek 2 maçı bu kadar rahat kazanamazlar. Keza Rusya'da bu pozitif futboluna rağmen Yunanistan ve İsveç savunmalarını aşamaz gibi görünüyor.
Take it to the next level!

03 Haziran 2008

Xabi Alonso : "Fernando Torres Euro 2008'in parlayan yıldızı olabilir"

Bu sezon Cristiano Ronaldo ile beraber İngiltere liginde fırtına gibi esen isimlerden birisi de Fernando Torres. Daha önce burada ve burada spagetti kendisinin yaptıklarından bahsetmişti.

İspanya için Euro 2008'de mücadele edecke olan Fernando Torres'in Euro 2008'in yıldızlarından biri olabileceği su götürmez gerçek.

Verdiği mülakatta İspanya'nın hedefinin Final olduğunu açıklayan Xabi Alanso takım arkadaşı Fernando Torres'i de "O, Euro 2008'in parlayan yıldızlarından birisi olabilir" diyerek onore etmişti.

18 Mayıs 2008

Euro 2008 İspanya Kadrosu


Kaleciler: İker Casillas (Real Madrid), Reina (Liverpool), Palop (Sevilla)

Defans: Juanito (Betis), Marchena (Valencia), Puyol (Barcelona), Albiol (Valenica), Arbeloa (Liverpool), Sergio Ramos (Real Madrid), Fernando Navarro (Mallorca), Capdevilla (Villarreal)

Orta saha: Cesc Fabregas (Arsenal), Xavi (Barcelona), İniesta (Barcelona), Dela Red (Getafe), Xabi Alonso (Liverpool), Silva (Valencia), Senna (Villarreal), Cazorla (Villarreal)

Forvet: Güiza (Mallorca), Villa (Valencia), Torres (Liverpool), Sergio Garcia (Real Zaragoza)


İspanya kadrosu açıklanan kadrolar içinde, bizim kadromuzdan daha fazla eleştri alan tek kadro oldu. Başlangıç olarak Raul yok, oysa Luis Aragones sezon içerisinde Raul'un hakettiği takdirde kadroda olacağını söylemişti. Sezon sonu baktığımızda Raul kadroda olmayı haketmedi demek haksızlık olur.

Sadece Raul değil, Raul'un yanında şampiyonluğun en büyük etmenlerinden biri olan Guti Hazretleri'de kadroda yok. Bu futbolcular dışında Joaquin ve Vicente gibi yıldızlar yok. Sol kanatta David Silva, sağ kanatta ise Santi Cazorla alınmış kadroya. İspanya'nın bütün gücü ise orta sahanın ortasında ve tabiki forvette yatıyor. Xavi'nin, Guti'nin ve Raul'un yokluklarına rağmen çok güçlü bir orta sahaya ve forvete sahipler.

16 Mayıs 2008

Euro 2008 İspanya Kadrosu


Kaleci: Iker Casillas (Real Madrid), Pepe Reina (Liverpool), Andrés Palop (Sevilla).

Defans: Carles Puyol (Barcelona), Juanito (Real Betis), Arbeloa (Liverpool), Sergio Ramos (Real Madrid), Fernando Navarro (RCD Mallorca), Raúl Albiol (Valencia), Carlos Marchena (Valencia), Joan Capdevila (Villarreal).

Orta Saha: Cesc (Arsenal), Andrés Iniesta (Barcelona), Xavi Hernández (Barcelona), Rubén de la Red (Getafe), Xabi Alonso (Liverpool), David Silva (Valencia), Santiago Cazorla (Villarreal), Marcos Senna (Villarreal).

Forvet: Fernando Torres (Liverpool), Daniel González Güiza (RCD Mallorca), David Villa (Valencia), Sergio García (Real Zaragoza).

16 Nisan 2008

İstediğim Seviyeye Ulaşırsa...


Luis Aragones Raul'ü milli takıma çağırmakla ilgili bunları söylemiş. "Baskı olduğu için değil, sadece layık olursa, ikna olursam onu çağırırım'' tam sözleri bunlar beyefendinin.

Eh diyecek pek bir söz kalmamış. Raul bu performansı ile seçilemiyorsa bundan sonra da seçilemez.

İspanya'da Raul, İtalya'da Del Piero ve Hollanda da Van Nistelrooy... Hangisi haketmiyor sizce?


07 Şubat 2008

Milli Maçlar


Dün bir dolu hazırlık maçı yapıldı milli takımlar arasında. Türkiye - İsveç ve İngiltere - İsviçre maçlarını izleyebildim sadece.

Milli takımlar düzeyinde futbolu çok severim, Dünya Kupası en sevdiğim turnuvadır. Çocukluktan gelen bir sevgi herhal. Ama giderek büyüyen klupler pek sevmiyor, Ronaldo'nun veya Torres'in sakatlık haberini almak istemiyorlar. Bu yüzden de oyuncuları sigorlattırmak gündemde, federasyonların güvence vermelerini istiyorlar. Ama bu pek kolay değil, eğer bu istek gerçekleşirse muhtemelen Portekiz kanadında Ronaldo olmayacak. Federasyonlar risklere karşı daha ucuz oyunculara yönelecekler

Teknik Direktör konusu var birde. İtalya'da Donadoni, İspanya'da Aragones, bizde de Fatih Terim sürekli eleştiriliyor ve en geç kupa sonrasıda görevlerini bir şekilde bırakacakları konuşuluyor. Ama bu kadar eleştirirken şunu göz önüne almıyoruz mesela; Milli takım için toplanma günü pazartesi olmak zorunda, yurtdışında oynayan oyuncuların geliş süreleri göz önüne alındığında pazartesi akşamı yorgun bir takımı ancak toparlayabiliyorlar. Salı günü antreman yapıp çarşamba da maça çıkıyorlar. Yaratıcı bir sistem oturtmak, değişik şablonlar denemek çok zor. Klupler bazında bakıldığında bile ağustos ortasına kadar yapılan onlarca antreman ve hazırlık maçlarına rağmen ilk maçlarda bocalıyor takımlar.

Bu açılardan bakıldığında işleri çok zor, üstüne de bütün ülke antrenör kesilip eleştri yağmuru başlayınca büyük bir baskı oluşuyor. Oyuncu tercihleri konusu da çok büyük bir sorun; neden onların oyuncusu alındı bizim yok tartışmaları alıp yürüyor.

Açıkçası Demokles'in kılıcı tepesinde adamların. Bu demek değil ki eleştirmek günah; elbette sorgulanacak hataları, seçimleri ve tarzları. Bunu yaparken biraz daha anlayışlı olunmalı ama...

Vaktim olduğu bir zaman da Fatih Terim'i ve bizim takımı yazarım.