Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Temmuz 2008

Andrea Dossena, Liverpool'da

Udinese Calcio'nun sol bek oyuncusu, Andrea Dossena, Liverpool'a transfer oldu. İtalyan oyuncu ile imzalanan kontratın süresi 4 yıl. Udinese ile çıktığı 63 maçta iki gol attı.

John Arne Riise'nin As Roma'ya transfer olmasından sonra zaten böyle bir transfer bekleniyordu Liverpool'dan ve Riie'yi gönderdikleri ülkeden sol bek Andrea Dossena'yı getirdiler.

Basın toplantısında Dossena,

"Liverpool çok büyük bir takım, Şampiyonlar Ligi'nde oynamak ve kazanmak istiyorum. Daha sık büyük maçlar oynamak çok güzel bir deneyim olacak. Liverpool da İngiltere'de Manchester United seviyesinde bir takım"
demiş. Ben Liverpool taraftarı olsam bu son söze kızardım... Sana soran mı oldu ki Liverpool'un büyüklüğü nedir diye de sen "Manchester United çok büyük takım ama Liverpool da onlarla aynı seviyede" diyorsun? O zaman Manu'ya gitseydin arkadaşım di mi ama !

Dossena, sadece bir kez İtalya Miili takım formasını geçen sene bir hazırlık maçında giymişti.

04 Temmuz 2008

Galatasaray'ın yeni transferi : Harold (Harry) Kewell


1978 yılında Sydney doğumlu olan Kewell, 1990 ile 1995 yılları arasını kendisini yetiştiren klüp olan Marconi Stallions klübünde geçirdi. Daha sonra fırtına gibi estiği Leeds United forması giyen Kewell Leeds United ile Galatasaray'a karşı 2000 yılındaki Uefa Kupası Yarı Finalinde oynadı. Leeds United ile çıktığı 181 maçta 45 gol attı.

Leeds United'da geçirdiği 8 sene sonrasında 2003'de İngilizlerin efsane klübü Liverpool'a transfer oldu bu e burada da 5 sezon geçirdi. Liverpool formasıyla çıktığı 93 maçta 16 gol attı.

Avustralya Milli takımı ile 36 kez maça çıkan Kewell, 16 gol kaydetti.


Bölge olarak çok yönlü olan Kewell Sol kanat ve Forvet olarak oynayabiliyor. kazandığı en büyük kupa ise Liverpool formasıyla 2004-2005 sezonunda aldığı Şampiyonlar Ligi kupası.



İngiliz aktris, Sheree Murphy ile evli ve iki çocuğu var.

02 Temmuz 2008

Ben Arfa, Marseille'ya transfer oldu

2004 yılında 17 yaşındayken Lyon'a transfer olan Arfa, bu sürede Lyon ile 4 şampiyonluk kazandı. Transfer sonrası

" Söyleyebileceğim tek şey artık Marseille oyuncusu olduğumdur"
demeciyle bende sanki zorla transfer edildi izlenimi oluştursa da ülkemizde sık sık rastlanan takım değiştikçe, küçüklükte tuttuu takımın adı da değişen futbolculara benzemediği ve Lyon taraftarını da düşünmüş olacağını göz önüne alabilir.

Belki Fransız değil de Brezilyalı olsaydı şimdi onu Barcelona ya da Milan da izleyebilirdik bile, ama henüz yaşı gelecekte buna el verecek kadar düşük.

30 Haziran 2008

Deco, Chelsea'ye transfer oldu

Chelsea'nin resmi internet sitesi olan chelseafc.com'da yer alan haber ile Deco'nun Chelsea'ye transer olduğu doğrulandı.


Deco "Doğru zamanda geldiğime eminim, büyük başarılar elde etmek, sadece ingilterede değil avrupada da kupalar kazanmak istiyorum" dedi.

28 Haziran 2008

Daniel Guïza ile ilgilenen sayısı arttı !

Daniel Guïza'nın hem menejeri hem de sevgilisi olan Nuria Bermúdez,

"Bize ilgilerini ifade eden çok sayıda klüp var ama henüz karar vermiş değiliz, bize sunulan opisyonları tekrar gözden geçirip karar vereceğiz"
şeklinde bir beyanat verdi bugün Euro 2008 Final maçı için sevgilisiyle birlikte bulunduğu Viyana'da.

Daniel Guïza'nın sevgili ve menejeri, Bermúdez'in bahsettiği ilginin içinde Fenerbahçe'nin yanında Barcelona, As Roma, Manchester City takımlarının da ilgisi var.

26 Haziran 2008

Rigobert Song Trabzonspor ile anlaştı.


Galatasaray'da oynadığı 4 sene boyunca oynadığı 108 maçta oldukça başarılı olan Song ile Galatasaray Spor Klübü önümüzdeki sezon için sözleşme yenilememe kararı almıştı.

Sonrasında bu sezon tam bir transfer çılgınlığı yaşayan Trabzonspor kendisiyle 2 yıllık sözleşme imzaladı. Song nam-ı diğer "Kamerun Aslanı" futbol hayatına Trabzonspor'da devam edecek.

Galatasaray taraftarı kendisini asla ama asla unutmayacak !

03 Haziran 2008

Jose Mourinho, Inter'in başında.


"I will always, always support Chelsea and wish them all the best with their new coach, but if Chelsea meet Inter in the Champions League, then I won't know any of them,"


Bir sezon ara vermişti Jose, Bu süreçte Chelsea, o olmadan neredeyse kupa'yı alıyordu, ama en azından finale çıkarak kendi klüb başarılarını geliştirdiler. Bu sürede klübün başında olan Avraham Grant'ın tepsinde sallandıkça sallandı kılıç gibi adeta Mourinho.

Çok zaman bu tarz olaylar gelebiliyor klüb ve menejerlerin başına ama sallanan kılıç Jose olunca ve konuştukça konuşan bir adam olunca Grant'ın işi gerçekten zordu.

Jose zaten sezon sonunda da yapacağını yaptı ve Avraham Grant için,
"O bir kaybeden"
dedi.
Inter ile sözleşme imzaladığında da Chelsea'ye laf etmeden duramadı ve,
"Şimdiye kadar onları hep destekledim ama Şampiyonlar Ligi'nde karşılaşırsak hiçbirisini tanımam"
dedi.

Mourinho elbette İtalya'da da konuşmaya devam edecek ama bakalım Inter için nasıl iş çıkartacak, göreceğiz.


31 Mayıs 2008

Amauri Juve'de


Transfer sezonunun hareketli takımlarından olmasını beklediğim Juventus transfere başladı. Forvete müthiş bir tavkiye yaptılar. Muthiş takviye için Palermo'ya "Nocerino + 12.5 m€" verilecek. Baya tuzlu olduğunu söylemek gerek.

Şimdi sırada orta sahaya alınacak futbolcu var. Liverpool ve Juventus'un Xabi Alonso için görüştüğü ve muhtemelen Xabi'nin seneye çubuklu forma giyeceği söyleniyor. Seneye şampiyonlar ligine dönecek ve Serie A şampiyonluğuna ulaşmaya çalışacak bir takım için güzel haberler bunlar.

28 Mayıs 2008

Gilardino Artık Mor Menekşe


Milan kadrosunu yenileme başladı. Ama henüz gönderme aşamasındalar. Gilardino artık Floransa'da ikamet edecek.

Şampiyonlar ligine katılma şansı bulunan Fiorentina iyi bir hamle yaptı. Gilardino için de parlak kariyerine yeniden dönme şansıdır bu. Milan'ın 2 forvet alacağını söylemiş Galliani. Ama futbolcuların çok pahalı olmalarından yakınmış.

Bu arada şehrin diğer takımı da Mancini'yi paketledi. Şu an Mourinho'nun yıllık ne kadar alacağı üzerine tartışmalar yapıyorlar muhtemelen.

(Bu arada başlık ne dandik oldu dimi? Ama boncuk olarak kalsın, okur okur küfrederim kendime)

Transfere Devam


Bu yazın hareketli geçeceğini daha önce de söylemiştik. Bombalar İspanya'da patlıyor. Gelecek sezon şampiyonlar liginde oynayacak olan Villarreal, mantıklı bir şekilde kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Edmilson'dan sonra bonservis ödemeden bir büyük transfer daha yaptılar. Joseba Llorente artık Villareal forması giyecek.

Joseba Llorente kimdir peki? Valladolid formasıyla ligi sallayan bir golcüdür. Kötü giden takımına rağmen son 2 sezonda 35 gol atmış bir adam! Uyum yakaladığı takdirde Nihat'ın yeni Kovacevic'i olabilir.

Kadroda o kadar golcü varken bir tane daha almaya ne gerek vardı diye düşünebilirsiniz. Sebepler; Llorente'nin iyi bir futbolcu olması, gelecek sezon çok daha fazla yorulacak takıma kadro derinliği getirmesi ve en önemlisi de bedava sirkenin baldan tatlı olması!

27 Mayıs 2008

Barcelona Transfere Devam


Kendi altyapısından yetiştirip Manchester'ın kaptığı bir değeri geri kazandı Barcelona. Gerard Pique artık Barcelona'da. Şöyle yazmışız kendisi için:

-"Gerard Pique Bernabeu, 87 doğumlu bir futbolcu. Soyadında Bernabeu geçse de o bir katalan ve Barca altyapısından yetişti. 3 yıl önce transfer edildi ve geçen sezonu kiralık olarak Zaragoza'da geçirdi. İzlediğim tüm maçlarda ilk 11'de oynadı ve sırıtmadı. Defansın ortasında ve sağında oynayabiliyor. Şu an en büyük sorunu önündeki ikiliyi kesme şansının olmaması. Vidic ve Ferdinand mükemmel bir ikili ve daha yıllarca oynayabilecek yaştalar. Ama takım bir çok kupada mücadele ettiği için rotasyonda yer alıyor. Bir defans oyuncusuna göre ileri bir tekniğe sahip, isabetli uzun paslar atabiliyor. Zaragoza'da oynarken bir röportajında Alex Ferguson'un kendisini sürekli aradığını ve takip ettiğini ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini söylemişti."

Gurbette yedek kalmaktansa evde savaşırım demiş. Hayırlı olsun.

26 Mayıs 2008

Keita Barcelona'da


Sevilla'nın orta saha oyuncusu Keita artık Barcelona'da... 14m € bonservis bedeli ödenmiş ve 4 yıllık kontrat imzalanmış.

Geçen sezon Motta'yı satan, bu sezon Edmilson ve Deco'yu kaybedecek olan Barcelona'ya güç vereceği kesindir. Yaya Toure benzeyen bir oyun yapısı var. Açıkçası onun yerini alması zor ama hem kadroyu güçlendirmek için hem de rekabeti arttırmak için mükemmel bir seçimdir.

Bu adamın transferi ile beraber artık orta saha oynayan bir Marquez görmeyiz, o da bana yeter.

21 Mayıs 2008

Francesco Totti: "Başkanım beni al dedi"

Özellikle ortaokul döneminde arada sırada Futbol gazetesi (Spor gazetesi demeye dilim varmıyor) incelemiş (okumuş demeye dilim varmıyor) birisi olarak 80'li yıllarda başlayan çakma transfer haberleri gazeteciliğinin doruk yıllarını yaşadığını tespit edeyim öncelikle.

2000'ler ile beraber gelen özellikle Galatasaray'ın ve Milli takımın Avrupa ve Turnuva başarıları ve klüplerin aran bütçeleriyle futbol gazeteciliği abartıldıkça abartıldı. Piyasada satılan futbol gazetelerinin hergün onlarca futbolcuyu transfer ettiği klüplerimiz bile bu haberleri tekzip etmekten yorulur hale geldiler.

Photoshop ile hazırlanmış fotoğrafların yer aldığı uydurma röportaj haberleri, tam da bize uygun başlıklarla yayına verildi.

Bunlardan bazılarını ve en komiklerini hatırlayalım :

Ronaldo'dan mesaj var: "Başkanım beni al" (Oha !)
Francesco Totti: "Roma'da çok mutsuzum" (Hakikaten oha !)
C. Ronaldo Galatasaray'a haber gönderdi: "Galatasaray forması giymek benim tek rüyam (Haşa de ulan!)

Transfer dönemine girdiğimiz şu dönemde Kritik Eşik olarak sadece kesinleşmiş transfer haberlerini yayınlamaya çalışacağız. Arada bizim de uydurma ama içinde uydurma olduğunu belirten komik haberlerimiz olabilir kimse inanmasın, şimdiden uyaralım.

16 Mayıs 2008

Yaprak Dökümü Başlıyor


Bu yaz çok hareketli bir transfer dönemi geçireceğiz gibi görünüyor. Milan ve Inter'in gençleştirme operasyonları yapması, Juventus'un şampiyonlar ligi hedefine yönelmesi, Liverpool'un artık başarılı olmak zorunda olması, Barcelona'nın yeniden yapılanması gibi sebepler bir çok transfer haberi duyacağımızı gösteriyor.

Yazın en hareketli klupleri muhtemelen Milan ve Barcelona olacak. Barcelona'da ayrılacakların listesi ise yavaş yavaş şekilleniyor. İlk kurşun Deco'dan geldi:

"İngiltere veya İtalya'ya gidişim neredeyse kesin gibi. Artık İspanya'da kalmak istemiyorum, burada Barcelona ayarındaki tek takım Real Madrid ve ben de orada asla oynamam."

Bu sezon sakatlıklar yüzünden çok az maça çıkabildi Deco. Ama önceki yıllarda takımın en önemli parçalarından biriydi. Yabancı gazetelerde muhtemelen Chelsea'ye gideceği yazıyor. Ne kadar doğrudur bilemiyorum ama Premier Lig'e çok yakışacağı kesin...

Sadece Deco değil elbette. Gelecek sezon muhtemelen takımda göremiyeceğimiz isimler arasında Ronaldinho, Eto'o, Thuram, Gudjohnsen ve Zambrotta'da bulunuyor.

Fotomaç için bugün bayram günüdür...

15 Mayıs 2008

Ricardinho Gitti


Bugün ntvsporda gördüm haberi, fotoğrafı da oradan aldım. Katar'ın bir takımına transfer olmuş Beşiktaş'ın "Rico Paşa"sı. Ülke sınırları içerisinde gözümüz sarı ve kırmızı gördüğünden, işin iç yüzünü pek bilemiyorum. Belki benim bilmediğim bazı gelişmeler olmuştur bu adamla ilgili. Burdan bakılınca çok saçma bir hareket gibi görünmüştü benim gözüme kadro dışı kalması.

Olaylara sarı kırmızı gözlerle bakan bir yorum bu. O yüzden yanlışlar olabilir, yaklaşım farklılıkları olabilir, affola.

Bu sezon başında Beşiktaş'tan çok şey bekliyordum açıkçası. Takımın başına klubün sembol isimlerinden birinin getirilmesi, takımın içinden yetişen futbolcuların a takıma çıkması ve başarılı performansları ilgimi çekmişti.

Bu takım içerisinde Ricardinho'ya büyük iş düşüyordu. Dünya kupası görmüş, kariyerinde bir çok yılı geride bırakmış bir adamın gençler üzerinde iyi bir etki bırakacağını düşünmüştüm.

Sezon özeti çıkarmaya niyetim yok. Sadece doğru kullanılabilse Ricardinho'nun getirebileceği + puanları göstermek niyetim. Bu takımın sezon boyu orta saha sıkıntısı çekmesine rağmen Ricardinho'yu kullanamaması da ayrı bir sorun.

Beşiktaş ile ilgili yazıyoruz madem, şunu da söyleyim, içimde kalmasın. Taraftarının övündüğü, bir rakip olarak yıllardır benimde saygı duyduğum, o meşhur "Beşiktaşlı Duruşu" nerede şimdi?

Takımın başında bir adam var, klubu kendisine borçlandırmış. Bir nevi satın almış takımı, paramı verin gideyim diyor. Yönetim kurulu bu adama borçlanırken neredeydi?

Bir takım var, sezon ortasında futbolculara haber vermeden takasta kullanan bir takım. Kullanılan futbolculardan biri takım kaptanlarından üstelik! Futbolcular gitmemeleri durumunda ise kadro dışı kalmakla tehdit ediliyor. Yerlerine gelen adam iyi performans gösterince bu adamlara yapılan vefasızlık unutuluyor.

Bir takım var, altyapısından yetiştirdiği bir futbolcuya sahip çıkamadığı için futbolcuyu kaybediyor. 86 doğumlu Kaş'tan bahsediyorum, hani sürekli milli takıma seçilen, Gordon'un alındığı bölgede oynuyor, bu aralar yine transfer düşündüğünüz mevkide. Bu adama vefasız demek için midesiz olmak gerekir!

Bu sezonun yanlışlarını sayarak bitiremem;

Bir takım var başında Sinan Engin var, daha ne olsun?

(Normalde ülke içi ile ilgili konularda pek yazmıyoruz, sizin de bildiğiniz gibi. Ama Beşiktaş'ın bu hali gerçekten üzüyor beni.)

12 Mayıs 2008

Chelsea Bosingwa'yı Transfer Etti


Şampiyonluğu kaçıran Chelsea transfere hızlı başladı! Porto'lu sağ bek Bosingwa için tam olarak 16.2 milyon sterlin ödediler.

Bosingwa Manchester'ın da transfer listesindeydi. Gary Neville'ın yerine geçmesi için düşünülüyordu ama Chelsea yine parayı bastırıp alma politikasına gitti. Bu transferin sonucu olarak Daniel Alves'den vazgeçtikleri sonunucuna varabiliriz. Chelsea'deki Portekizli nüfusu da artmış oldu böylece.

Bosingwa'yı yeteri kadar tanımadığım için yorum yapamıyacağım ama tanıyanlardan birinin BBC'de yer alan yorumları şöyle:

"İyi bir futbolcu ama o kadar para etmez. Paulo Ferreira daha iyi bir oyuncu. Porto'da görüşmeleri kim yapmış bilmiyorum ama kesinlikle iyi iş çıkarmış."

Bosingwa'nın gelişi ile Chelsea bu sezon istediği verimi alamadığı Belleti ile yollarını da ayıracaktır muhtemelen.

05 Mayıs 2008

Flamini Milan'da


Daha önce Arsene Wenger'in "Flamini kararı kendisi verecek" konulu röpartajını yazmıştım. Arsenal'in teklifini kabul etmesi için son gün bugündü ama kabul etmemiş Flamini.

Milan resmi sitesinden tam olarak bir açıklama gelmedi henüz ama Galliani'nin dün geceki sözleri yeterli olur sanırım:

"Flamini? He's arriving tonight in Milan, if he passes the medical tests he will be a Milan player. Players want to join Milan, there are no doubts about that, I've never heard anyone say they wouldn't join us unless we qualified for the Champions League."

Bugün ise testlerden başarıyla geçtiği ve 2012 yılına kadar sözleşme imzaladığı yazılmış.

03 Mayıs 2008

Ronaldinho'nun Türkiye'ye geleceğine kim inanır ?

Uzun süredir Barcelona kadrosunda yer almıyor Ronaldinho, Dünya kupasından sonra düşüşe geçtiği bariz bir şekilde ortada bu onuda ileri de gündem biraz rahatlayınca bir yazı yazacağım ve yazının konusu muhtemelen Dünya Kupaları sonrası yıldız futbolcuların kariyer gidişatları hakkında olacak. Bu sezon Barcelona'dan ayrılması düşünülüyor hem Barcelona hem de Ronaldinho cephesinin ortak fikri gibi bu neredeyse ama Ronaldinho'nun fiyatı el yakıyor...

Barcelona başkanı Laporta, Ronaldinho için "O bizim için 40 milyon Euro'dan daha değerli" açıklamasını yaptı. Ronaldinho ile ilgilenen iki klüpten Önce Milan Başkanı Berlusconi ve akabinde de Inter Milan Başkanı Moratti " Ronaldinho bizim için çok pahalı" dedi.

Türk basınına bakıyorum da Roberto Carlos'un ülkesinde, Aziz Yıldırım için yaptığı "Başkanın çok parası var isterse Ronaldinho'yu bile alır" açıklamasının gazıyla ronaldinho'yu Fenerbahçe'ye hemen hergün getirdiler, imza attırdılar, photoshop ile orma bile giydirdiler.

Şİmdi elimizi vicdanımıza koyup soralım "Milan ve Inter Milan gibi dünyanın en zengin klüpleri listesinde başa güreşen takımların "Bizim için çok pahalı" diye açıklama yaptığı bir futbolcunun Türkiye'ye gelmesi ihtimaline kim inanır?" Evet, evet bildiniz ancak Kadir İnanır.

22 Nisan 2008

Wes Brown, sözleşme yeniledi.


Kendisini yetiştiren klüp olan Manchester United ve elbette bu takıma onun entegrasyonunu sağlayan Alex Ferguson gibi bir hoca'ya belki de bir anlam da saygı ifadesidir bu sözleşme. Wes Brown Manu ile 4 yıllık yeni bir sözleşme imzalayarak 2012 yılının Mayıs ayına kadar artık evi sayılan klübünde oynamaya devam edecek.

08 Nisan 2008

Olası Ronaldinho transferi ya da bir 'Pr' dersi


Fotoğraftaki adam Thaksin Shinawatra. Kendisini belki bir çok kişi tanımıyor fakat bu yaz onu herkes tanıyabilir. Thaksin Shinawatra, Manchester City takımının sahibi. Herkes bu yaz Ronaldinho'nun Milan, Inter gibi takımlara transferini konuşadursun bu sıralar Thaksin Shinawatra'nın Ronaldinho'yu yaz transfer döneminde Manchester City'e alacağı konuşuluyor.


Teknik Direktör Sven-Goran Eriksson'un bu söylentiyi soran gazetecilere yanıtı ise "Umarım, gerçekten doğrudur" olmuş. Büyük ihtimal böyle bir şey olmayacak, bu söylenti Japon Thaksin Shinawatra'nın başarılı bir Pr çalışması olarak kalacak.

Olursa da ben dediydim demeye çok hevesliyim ama olmayacak biliyorum :)