Hırvatistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hırvatistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Eylül 2008

Slaven Bilic : " Hiçbir yere gitmiyorum"


Gerard Houllier, Gianfranco Zola, Roberto Donadoni and Roberto Mancini ile birlikte West Ham United menejerliği için ismi geçen Slaven Bilic The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada

"Daha önce söyledim, tekrar söylüyorum, gitmiyorum ! Gitmeyeceğimi oyuncularıma da anlattım, Hırvatistan'da kalmak istiyorum. 2010 Dünya Kupası sonuna kadar buradayım"
diyerek iddialara en sert yanıtı verdi. Euro 2008'de Türkiye karşısında alınan dramatik sonucu ne Bilic ne de Hırvatistan'ın unutabildiğini ve 2010 Dünya Kupası'nda bu hırsla bir şeyler yapmak istediklerini anlamak çok da güç değil.

22 Haziran 2008

Slaven Bilic : " Geri döneceğiz..."

"I wanted to quit last night, not as a manager of Croatia but as a manager, but I love football and I love these guys, we're going to come back again."
Hırvatistan Teknik Direktörü Slaven Bilic ve Hırvatistan yaşadıkları şoku atlatmaya çalışıyorlar. Bilic verdiği mülakatta Maç gecesi, sadece Hırvatistan Teknik Direktörlüğünü değil Teknik Direktörlüğü bile bırakmayı düşündüğünü fakat futbolu ve oyuncularını sevdiğini ve geri geleceklerini yeniden etmiş.

20 Haziran 2008

Türkiye : "Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete"

Grup maçlarında sadece 1 gol yiyen ve oynadığı son 6 resmi maçta yenilmeyen Hırvatistan karşısına defansımızın en iyi adamı Servet olmadan çıkıyoruz. Her ne kadar Emre Aşık çok tecrübeli de olsa turnuvanın en çok sarı kartı gören Türkiye'nin sarı kartı çok seven oyuncularından birisidir.

İlk kez yanyana oynayacak defansımızın ve sarı kart aboneliğinin sonucu umarım kötü olmaz için ve yine umarım bu kez futbol oynayarak yarı inale çıkarız, gaz ile değil.

Cezalılar: Mehmet Aurelio, Volkan Demirel

STAT: Ernst Happel
SAAT: 21.45
YAYIN: ATV&LIG TV
HAKEM: Roberto Rosetti

19 Haziran 2008

Yalansa, yalan desin birisi...


1996'da ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonasına gittiğimizde grup maçlarından birisi de Hırvatistanlaydı. Vlaovic gole giderken yanında es geçip giden Alpay'ın Vlaovic'i düşürmemesi ve golü yememiz, akabinde Alpay'ın aldığı Fair Play ödülü çok tartışıldı...

İşte bu maçta oynayan Hırvat oyunculardan birisi de şimdiki Hırvatistan Milli Takımı Teknik Direkötrü Slaven Bilic idi. Slaven Bilic "Türkiye'nin oyun sistemi yok" demiş basın toplantısında, Çeyrek Final'de oynayacağımız maç için. İlk başta düşününce fazla radikal gibi duran bir açıklama olsa da adam doğru söylemiş diyor insan sonuç olarak.

Gaz ile çalışan bir araba gibi Çeyrek Final'e mucizeler ile geldik ve benim görebildiğim bir sistemde yoktu. Gaz, gaz, gaz .

Gaz ile nereye kadar birader. Çeyrek Final'i de gaz ile geçersek. "Başarıya inanmıyorum ama bir gaz var" demek de boynumun borcudur.

Euro 2008 Çeyrek Final eşleşmeleri belli oldu


19 Haziran / St. Jakob-Park / Basel

- Portekiz - Almanya

20 Haziran / Ernst Happel Stadion

- Hırvatistan - Türkiye

21 Haziran / St. Jakob-Park / Basel

- Hollanda - Rusya

22 Haziran / Ernst Happel Stadion

- İspanya - İtalya

16 Haziran 2008

Futbol Umuttur : Türkiye : 3 Çek Cumhuriyeti : 2


75. dakika itibariyle umudunu yitirmiş olanlara futbol yine bir tokat attı. Bu oyunu gerçekten seviyorum. Umudunu yitirmediğin her dakika ve maç 90. dakikasında olsa bile kazanabileceğini bize kaç kez daha gösterecek acaba bu oyun.


Bazen 45 dakikada dönen maçlar, bazen 30 bazense 5 dakikada hatta  2 dakika içinde dönen maçlar. hangi birisini hatırlatayım, en iyisi sonuncusundan bahsedelim. 87 ve 89. dakikalarda atılan 2 Nihat golüyle gelen Euro 2008 Çeyrek Finalinden....

75. dakikaya adar çok kötü olmadığımız ama çok da iyi olmadığımız bir maçı umuduyla besleyen bir adam vardı sahada ve bu umuduyla arkadaşlarını da besledi kalan 15 dakikada, ismi Arda Turan ve şimdi herkes ondan bahsediyor.

Ağlara yolladığı ilk gol sonrası başlayan baskı Türkiye'ye maçı getirdi diyebiliriz. Nihat'ın iki güzel golüyle son yılların en dramatik comeback gösterisi Türkiyeden geliyordu.

Maçın son saniyelerinde kırmızı kart alıp sorunlu insan olduğunu bir kez daha ispat etmek isteyen Volkan Demirel'e ise başka bir yazı da değineceğiz. Bu zaferi bu hareketiyle neyseki gölgeleyemedi.

Evet Türkiye Euro 008'de Çeyrek Final'de ve rakip Hırvatistan.

09 Haziran 2008

Euro 2008 Günlüğü #2


Birincisi yoktu bizde #2 dan başlayalım dedik. İki gündür aynı sırayla gidiyoruz maşallah. Dünkü maçlar ve skorları:

Avusturya 0 - 1 Hırvatistan
Almanya 2 - 0 Polonya

İlk maç rezil olacağız diye katılımı istenmeyen Avusturya ve Eduardo sakatlanana dek turnuvanın gizli favorilerinden Hırvatistan arasında oynandı. Maça iyi başladı Hırvatlar, ilk 10 dakika sonunda farka gidecek maç demiştik. Ama 30. dakikadan sonra Avusturya'nın baskısını arttırmasıyla işler değişti. Maçın ikinci yarısında oyunun hakimiydiler ve süpriz bir beraberlik çıkabilirdi maçtan.

Hırvatistan'ın en büyük problemi gerçek bir golcülerinin olmaması. Ne Olic, Ne de Petric bu beklentiyi karşılayacak tipte futbolcular değiller. Bilic ikinci maçları için Klasnic'i düşünmeli, Olic veya Petric'ten birini klubeye göndermeli. Bunun dışında Orta saha biraz yumuşak kalıyor, bu özellikle Polonya maçında çok büyük problem yaratır.

--------------------------------------------------------------
Prime Time maçında turnuvanın favorilerinden Almanya'yı izledik. İlk iki günün en güzel maçıydı. Polonya doğumlu Podolski'yi Polonya karşısında izlemek, gollerden sonraki çelişkisini görmek bile maçı izlemek için sebepti. Almanlar çok da rahat oynayamadılar Polonya karşısında, ama her halükarda yendiler ve bunu da tamamen hak ettiler.

Maçın başındaki kadrolarda Podolski'nin orta sahada yer alması Bayern'den de alıştığımız bir hamleydi. Alman orta sahası biraz zorlansa da kaldırdı Podolski'nin yükünü. O da attığı gollerle takımı sırtladı. Almanya'da Ballack mükemmel liderlik etti takıma. Onun dışında Lahm, Frings ve oynadığı sürece Fritz çok güzel bir maç çıkardılar.

Polonya ise yapabildiği hamleleri yaptı. Özellikle Brezilya asıllı Guerreiro oyuna girdikten sonra çok zorladı Jansen ve Podolski kanadını. Polonya orta sahada çok çalışan, oyunu kontrol etme eğiliminde bir takım. Bunun yanında uzun ters toplarla boş kanattaki oyuncuları iyi görüyorlar. Açıkçası dün çok beğendim oynadıkları futbolu. Başlarında kurt hoca Beenhakker ile harika bir takım olmuşlar.

Sırada Hırvatistan - Almanya, Avusturya - Polonya maçları var. Ben, eğer dünkü maçlar gibi olursa, Polonya'nın Avusturya karşısında Hırvatistan kadar zorlanmayacağını, Almanya'nın da Hırvatistan'ı rahat geçeceğini düşünüyorum.

Son bir not : Dünkü maçlar bariz güç farklarının oldukları maçlardı. Polonya'nın ve Avustruya'nın oynadıkları futbol, Portekiz'in bizi ezmesini güç farkına bağlayanlara hediye olsun.