Real Madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Real Madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Aralık 2010

Gelenek devam ediyor...

Jose, kariyerinde ilk kez 5-0'lık ağır bir mağlubiyet alırken Barcelona, El Classico'yu kazanma geleneğine devam ediyordu.

11 Nisan 2010

Real Madrid 0-2 Barcelona



Guardiola'nın değişik dizilimini gördüğümde üzülmüştüm. Zira genelde sistemini bozan kaybediyor bu maçları. Ama sistemden ziyade oyuncuların yerleri ile oynamış Guardiola, Puyol'un daha çok 2 stopere yardımcı olduğu sistemde amaç kanatlardan pozisyon vermemekti, Marcelo'nun çabaları dışında bunu başardılar. Maçla ilgili söylenecek çoğu şey söylendi bende bir kaç yorum yapayım.

- Xavi, Xavi, Xavi
-Pedro bambaşka bir oyuncu. Hızını, tekniğini, sakinliğini ve son vuruşlarını geçtim, bu saydıklarımı yapabilen ve tercih edilebilecek başka futbolcular da var. Bu adam, nasıl desem, bal porsuğu gibi; yılmıyor. Düşüyor, kalkıyor, dirsek tekme allah ne verdiyse dayak yiyor ama inatla devam ediyor.
-Madrid orta sahası dün felaketti.
- Busquets altyapıdan gelmenin bonusuna sahip olduğu için oynuyor sanırım. Yaya Toure gibi bir adama tercih edilmesinin başka bir nedeni olamaz.
- Marcelo, Casillas'ın pas yeteneğine sahip olsa bugün Robben'i soran olmazdı.
- Bir Van Ver Vaart vardı, ne oldu ona?
- Okay Karacan Tweet'i "Bu maçın yorumcusu Rijkaard olmalıydı"

Son olarak Rıdvan Dilmen'in bu maçları yorumlamasını tasvip etmesem de sahip olduğu saçma kalıpları kırması için iyi olabilir.

01 Mart 2009

Real’den üst üste 10. Galibiyet

Geçtiğimiz hafta Barcelona’yı kendi evinde eski Barcelona’lı Ivan De La Pena’nın golüyle 2-1 yenerek sürpriz yapan Espanyol’a bu kez kendi evinde mağlubiyeti yaşatan Real Madrid oldu.


Juande Ramos’un göreve gelmesiyle birlikte 9 maç üst üste kazanarak, Barcelona’nın şampiyonluğuna para yatıranların paralarını şimdiden ödemeye başlayan bazı bahis şirketlerini zor durumda bırakan Real Madrid 67. dakikada Guti ve 72. dakikada Raul’Un attığı gollerle üst üste 10. maçını da kazanmış oldu.

08 Eylül 2008

Robson de "Robinho" Souza konuşmaya devam ediyor.


"Real Madrid'de konu her zaman paradır. Bir mal gibi size para biçerler ve ardından size sorulmadan bile pazarlıklar başlar. Real Madrid'de oynayacağıma, dilencilik yaparım daha iyi"

08 Mayıs 2008

El Clasico : Real Madrid - Barcelona


Bu yıl izlediğim en iyi Madrid ile en kötü Barcelona karşılaştı. Sonuç Real Madrid 4 - 1 Barcelona...

Aslında takım kadroları belirdiği zaman kafamda soru işaretleri vardı. İlk olarak Barcelona'nın orta sahada Yaya Toure ve Xavi ile başlaması ilerde Gudjohnsen, Henry, Bojan ve Messi ile oynaması garip gelmişti. Çünkü Rijkaard ne kadar denerse denesin Gudjohnsen asla bir orta saha oyuncusu olamaz, özellikle büyük maçlarda...

Bunun yanında Real Madrid'te Marcelo'nun performansından şüphe duymuştum, savunma açısından eksikleri olduğunu düşündüğüm bu adamın Messi karşısında ne yapacağını düşünüyordum.

Hakem düdüğü çaldığı andan itibaren Real Madrid fırtına gibi esmeye başladı. Maç boyunca orta sahada ve hücumda mükemmel pres yaptılar. Kaptıkları topları da tek paslarla hızlı bir şekilde değerlendirip gol aradılar.

Takım olarak mükemmel bir performans izledik Real'den. Ama ben her zaman yaptığım gibi içlerinden birisini ayıracağım; Fernando Gago... Gerçekten anlayamıyorum bu kadar enerjiyi nereden buluyor bu adam? Sahanın her yerinde ayak izi vardır. İnanılmaz bir pres, harika zamanlamalarla gelen top çalmalar, oyunu açma yeteneği, kısa ve net paslar, oyunu yönlerdirme... Defansif bir orta saha oyuncusu nasıl oynamalıdır sorusunun en mükemmelleştirilmiş halini gösterdi bu gece.

Onun haricinde Sneijder, Marcelo, Raul, Diarra, Ramos, Guti ve takımın kalan üyeleri de harika bir maç çıkardılar.

Barcelona'nın eksik orta sahası çok canlarını yaktı bu gece. Özellikle Iniesta'nın yokluğu çok belliydi. Bu gece yaşanılan rezaletin tek sorumlusu Rijkaard değil elbette, futbolcular da -Messi dışında- çok kötü bir gece geçirdiler.

Yarın daha ayrıntılı yazarız elbet, bu gece yaşattığı ziyafet için Schuster'e teşekkür edip postu bitireyim şimdilik.

05 Mayıs 2008

Şampiyonlar #2




Bayern Munih ve Real Madrid şampiyonlar kervanına katıldı.

İspanya'da Hafta Sonu


- Real Madrid üst üste 2. kez şampiyonluğunu ilan etti. Avrupa'dan erken çekildikleri 2 sezonda ligi domine edip şampiyon oluyorlar, nazar değmesin. Osasuna ise düşmeye bir adım daha yaklaştı. Real Madrid'i şampiyon yapan goller 85 ten sonra geldi. Osasuna 1 - 2 Real Madrid

- Barcelona sezonun tüm acısını Valencia'dan çıkardı. Düşene tekme vurmadılar, düşenin üzerinden geçtiler. Gelecek hafta Madrid deplasmanına gidecek Barcelona... Barcelona 6-0 Valencia

- Nihat bu haftayı da boş geçmedi. Villareal'in Getafe'yi 2-0 yendiği maçta, goller Nihat'tan geldi. 2 golü de kızına armağan etmesi güzeldi.

Tüm sonuçlar;

Osasuna - Real Madrid 1 - 2
Real Zaragoza - Deportivo La Coruna 1 - 0
Atletico Madrid - Recreativo Huelva 3 - 0
A.Bilbao - Mallorca 1 - 2
FC Barcelona - Valencia 6 - 0
Sevilla - Valladolid 2 - 0
Villarreal - Getafe 2 - 0
Levante - Espanyol 1 - 1
Racing Santander - Murcia 3 - 2
Almeria - Real Betis 1 - 1

21 Nisan 2008

İspanya'da Hafta Sonu


2 hafta önce yazmıştım Madrid şampiyon diye. Bitime 5 hafta kala 2. Villareal'in 10 puan önündeler. Bu saatten sonra kalan takımlar şampiyonlar ligi mücadelesi verecekler.

- Real Madrid bu hafta çok zor bir deplasmandan kolay döndü. Maçın başlarında Raul'ün, maçın sonlarında Higuain'in golleriyle Racing'i 2-0 yendi.

- Sevilla bu hafta yine fırsat tepti. Kendi sahasında Almeria'ya 4-1 yenildiler. Maçta kaçan 2 penaltı var, biri Almeria'da biri Sevilla'da... Almeria, Racing'le beraber bu sezonun süpriz takımı oldu. Şu an 7. sıradalar.

- Villareal yeniden 2. sırada! Nihat ve Cazorla'nın golleriyle 2-0 yendiler Valladoid'i. Şampiyonlar ligi biletlerinden biri bu adamların olur. Hakediyorlar...

- Barcelona bu sezondan beklentisini kesmiş. Nou Camp'ta gol atamadan maç tamamlamak alışıldık bir olay değil. Karşıdaki takım şehrin diğer büyük takımı Espanyol olsa da kazanılması gereken bir maçtı.

- Valencia her zamanki gibi rezil skorlar serisine devam etti. Sevdiğim bir takımın bu hallerde olmasına üzülüyorum doğrusu.. Athletic 5 - 1 Valencia

14 Nisan 2008

Sunday Bloody Sunday


Bol olaylı bir pazarı daha geride bıraktık.

- Manu baya bunaldığı maçta Arsenal'i puansız yolladı. Arsenal 3. lük için savaşır artık. Gerçi bu sezon sıralamanın neresinde olursa olsun büyük bir başarı elde etti bu takım. Bu arada Hargreaves'i izlemek hiç bu kadar zevkli olmamıştı, nerde Bayern'deki hali nerde şimdiki hali.. Man. Utd. 2 - 1 Arsenal

- Liverpool, Gerard'ın 300. lig maçında Blackburn'ü zorlanmadan geçti. Gerard 1 gol ve 1 asistle kutladı bu maçı.

- Bayern - Dortmund maçı izleyenleri pişman etmedi(Dortmund taraftarları hariç). 20. dakikada durum 4-0 dı ve 4 golde mükemmeldi. Maçı 5-0 bitti, Dortmund senelerdir olduğu gibi hayal kırıklığına devam ediyor.

- Real Madrid 6 hafta kala puan farkını biraz daha açtı. 6 hafta ve 9 puan fark var, bu saatten sonra şampiyonluğu verirler mi? Sanmıyorum..

- Werder'e 5-1 yenilince teknik direktör Slomka'yı kovmuş Schakle... Bir yanda 50 yıldan bu yana ilk kez çeyrek final gören bir takım (ligde de 3. sırada bulunuyor), bir yanda farklı bir mağlubiyet ardından teknik direktörünü kovan bir takım. Hayat ne garip martılar felan...

06 Nisan 2008

Cumartesi Notları, Beyaz Mendiller ve Beyaz Bayraklar


Dün yine fazlasıyla hareketli bir gün geçirdik.

- Porto şampiyon oldu! Lucho ve Quaresma seneye kalacaklar mı bakalım.

- Arsenal ve Liverpool 3 gün arayla oynadıkları 2. maçtan da eşitlikle ayrılmışlar. Yine -mışlar diyorum çünkü maçın tamamını izleyemedik bez bebek yüzünden. 1-1

- Chelsea, Man City'i rahat geçti. Ballack, Makalele, Drogba, Malouda ve Joe Cole (70. dakikada girdi oyuna) dinlendirildi. 2-0

- Roma çok rahat başladığı maçı az kalsın rezil olarak kapıyordu. 1 dakika içerisinde 2 gol yemek büyük başarı gerçekten. De Rossi 80. dakikada penaltıdan golü attı ve kurtardı Roma'yı. Totti penaltı atılırken gözlerini kapadı. De Rossi'nin sevinci de muazzamdı. Roma 3 - 2 Genoa

- Milan Pato ve Gilardino'nun sakat oldukları maçta (çok fazla sakat var aslında) Cagliari'yi yenmeyi başardı. Başardı ama artık yeter yahu. Favalli sakatlanıyor, yerine Cafu alınıyor. Ambrosini mükemmel bir futbolcu, şu an 2. kaptan ve Maldini gidince kaptanlık ona verilmezse çok büyük haksızlık olur. Milan 3 - 1 Cagliari

Gelelim beyaz mendiller ve beyaz bayraklara. Mendilden başlayalım;

- Real (Mallorca - Madrid) maçında tribünler topluca beyaz mendil salladılar. Maçın ilk yarısında hakem Madrid'e kıyak geçti, neredeyse her pozisyon Madrid lehine çalındı. 2. yarı sahaya başka bir hakem geldi sanki bu kez bütün düdükler Mallorca lehine çıkmaya başladı. Rezalet bir hakemdi anlayacağınız. Madrid maçın son dakikalarını 1-1'i korumaya çalışarak geçirdi. Çok zor bir deplasman diye yazmıştım, hakem yüzünden iyice boka sardı. Mallorca 1-1 Madrid

- Rezalet bir hakem haberi de bizden geldi. Fenerbahçe hakem sayesinde kazanmış. Maçı izlemedim elbette, sözlük kendinden geçince meraktan baktım. Her seferinde olduğu gibi hakem hataları yüzünden birbirine girmiş taraflar. Çok abartıyoruz çok... Tamam hakem kötüdür, tu kakadır da bu hakemin suçudur, bunun üzerinden komplo teorisi üretmeye ne gerek var? Bu kadar abartmaya gerek yok sonuçta, hakem hataları her zaman olur. Galatasaray ve Beşiktaş resmi sitelerinden bir açıklama yapmışlar, aferim size!

29 Mart 2008

2010 Şampiyonlar Ligi finali Madrid, Uefa Kupası Finali Hamburg'da.

2010 Şampiyonlar Ligi Finali Madrid'de Real Madrid'in stadı olan Bernabeu'da,


2010 Uefa Kupası Finali de Hamburg'da Hamburg HSV'nin stadı olan Aol Arena'da oynanacak.

*Fotoğrafların üzerine tıklayarak daha büyük haliyle stadları görebiliyor olmalısınız.

19 Mart 2008

Ruud Van Nistelrooy Ligi Bitirdi


Madrid semalarının gol rüzgarı 2 ay esmeyecekmiş. Ligin bitimine kadar yok kısaca. Euro 2008'de ise yer alması bekleniyormuş.

Büyük bir darbe şüphesiz. Geçmiş olsun, umarım iyileştiğinde şampiyonluk kupasını başkalarının elinde görmez...

06 Mart 2008

Meravigliosa stasera su Santiago Bernabeu


Santiago Bernabeu'da gerçekten güzel bir geceydi özellikle Roma futbolcuları ve Roma taraftarları için. Real Madrid için dramatik bir son olsa da geçmişe baktığımızda, özellikle Leverkusen ile oynadıkları Final maçının dramatik sonucunu hatırlarsak Real Madrid bu sefer diğer tarafta yer aldı.

Totti, Aquilani, Doni, Vucinic, De Rossi ve Tonetto gerçekten üst düzey performans gösterdiler maç içinde. Ofsayt diye iptal edilen golün kırılma noktası olduğunu düşünmek hata olur aslında, bu maçın eğer gittiği bir yön varsa ve tersine döndüyse işte o an Baptista'nın kullandığı frikik pozisyonuydu kesinlikle. Esasen maçı tek pozisyona da indirgemeyi sevmem ve kırılma noktalarına pek inanmam ama illa bir dönüm noktası arıyorsak işte o nokta Baptista'nın içinde yer aldığı noktadır.

Gerçekten muhteşem bir vuruştu, direkten dönmesi bazen futbol'un kendisini izleyenlere ihanet içinde olduğunu bir kez daha düşündüm.

Dokuz kez Şampiyonlar Ligi kupasını alan Real Madrid açısından elbette As Roma'ya elenmek bir şok ama Roma bu sonucu fazlasıyla hak etti. İlk maç sonrası ve ikinci maç öncesi Luciano Spalletti'nin yaptığı açıklamalardan daha önce burada bahsetmiştim... Fazlasıyla bir özgüven bu işi başaracaklarına olan inanç açıkca ortadaydı. Spalletti Çeyrek Final'e kaldıkları bu maç sonrasında da "Mükemmeldik, harika işler yaptık, pozisyon bile vermedik" dedi.

Roma için bundan sonrasını izleyip göreceğiz, daha iyisini de başarabilecek güçleri kesinlikle var.

25 Şubat 2008

Neleroleyor?


Liglerde bir hafta daha geride kaldı. Neredeyse bütün lig liderleri puan kaybettiler bu hafta. Real, Arsenal, İnter, Bayern ve Galatasaray.

-Real'in bu hafta yediği gol "yenilen en saçma gol" olarak Real tarihine geçer heralde. Barca Levante'yi 5 leyip puan farkını 2'ye indirdi.

-Roma, çok eksik Fiorentina'yı kısır maçta yendi. Mutu ilk yarıda bomboş topu ıskalamasa işler değişirdi tabii, ama İnter 2 puanı bırakmışken Roma'nın kazanmasına sevindim. Genoa'da Boriello atmaya devam ediyor bu arada...

- Spurs Carling Cup'ı aldı. Drogba'nın frikik süsü verilmiş hayvani şutunu izleyin kesinlikle.

Dün akşam maçları taze izlemişken yazmadım. Dolayısıyla aklımdan uçmuş gitmiş detaylar. Neden yazmadın diye sorarsanız, Diablo 2 ve LoD'u yükledim. bugün okula da gitmedim. Oyunu bilenler için söylüyorum; hiç bir ayrıntı, tünel, zindan vs atlamadan act 3'e geldim. LvL 21 duurit oldum.

11 Şubat 2008

İspanya Notları


- Barca 2 puanı daha yolda bıraktı ve Real'le arasında 8 puan var. Sevilla maçı hakeden taraftı bana göre. Bu arada Sevilla'nın savunması dandik diyen kimse halt etmiş. Adamlar maç seçiyor, büyük maçlarda inanılmaz kapanıyorlar, Kanoute ve Fabiano kendi sahasının ortasına kadar kovalıyor rakipleri. Sanırım Diego Capel android. Başka bir açıklama bulamadım bu oyuna. Maç boyunca ezdi geçti Oleguer'i. 92. dakikada yaklaşık 70 metre dribling yaptı ki sormayın gitsin. Barca ise 1 puanı Messi sayesinde aldı.


- Madrid ligin ötesinde bu sezon. 7-0 la ilgili yazacak pek bir şey yok açıkçası. Bütün oyuncular şahane. Yanlız Gago yaşına da bakılınca fantastik bir oyuncu. O çıkana kadar kaleyi göremedi Valladoid. Bir parantez de kaptana açmak lazım, altyapıdan gelen Soldado oyuna girdikten sonra orta sahaya geçti, koştu, bastı, oyunu açtı. 7. golde orta sahadan attığı uzun pasla geldi. Büyük adam bu Raul. Drenthe iyi bir yedek, as oyuncu olması çok çok zor açıkçası. Marcelo'nun da savunmayı öğrenmesi lazım, yoksa işi zor.

- Valencia maçını izleyemedik, ama 3 atmışlar. David(Villa+Silva) dan gelmiş goller. İspanya'nın geleceği bu takımda yatıyor.