21 Nisan 2008

Şampiyonlar


Olympiakos ve PSV şampiyonlıklarını ilan ettiler! Porto'dan sonra orta halli diğer liglerin şampiyonları da belli oldu. Belli olmayan ve sezon sonuna kadar yarışın devam edeceği tek lig bizimki artık...

4 Ay...


Roma 4 ay Totti'siz kalacak. Bu sakatlık sezon başında ya da ortasında olsa Roma şu an 2. olamazdı heralde...

İtalya'da Hafta Sonu


Şampiyonun mantıken belli olduğu bir diğer lig İtalya. Roma saçma sapan puan kayıplarına yenisini ekleyince 4 maç kala 6 puanlık fark oluştu.

- Juventus ligin en zor deplasmanlarından birisi olan Atalanta'dan çok rahat döndü. Erken gelen goller maçı çözdü diyebilirim. Chiellini ve Sissoko gibi isimlerin olmayışı hiç problem yaratmadı. Donadoni Del Piero'yu izlemiştir umarım, hat trick yaptı kaptan. İlginç bir not, 4-0'lık galibiyete rağmen Juventus ilk kornerini 85. dakikada kullandı.

- İnter yine oynamadan yendi. İzlediğim bölümde oyunu tamamen Torino kontrol ediyordu, ama gole gitme konusunda sıkıntı çekiyorlardı. İnter atıp üstüne yattı yine.

- Bir başka hat trick haberi San Siro'dan geldi. Milan artık iddası kalmayan Reggina'yı 5-1'le yolcu etti. Kaka 2'si penaltıdan 3 gol attı. Diğer goller İnzaghi ve Pato'dan geldi. Sanıyorum Pato ve İnzaghi maç/gol oranına bakılınca uçuyorlar.

- Fiorentina'da haftanın kazananlarından. Donadel'in golüyle bir adım daha yaklaştılar CL'ye..

İspanya'da Hafta Sonu


2 hafta önce yazmıştım Madrid şampiyon diye. Bitime 5 hafta kala 2. Villareal'in 10 puan önündeler. Bu saatten sonra kalan takımlar şampiyonlar ligi mücadelesi verecekler.

- Real Madrid bu hafta çok zor bir deplasmandan kolay döndü. Maçın başlarında Raul'ün, maçın sonlarında Higuain'in golleriyle Racing'i 2-0 yendi.

- Sevilla bu hafta yine fırsat tepti. Kendi sahasında Almeria'ya 4-1 yenildiler. Maçta kaçan 2 penaltı var, biri Almeria'da biri Sevilla'da... Almeria, Racing'le beraber bu sezonun süpriz takımı oldu. Şu an 7. sıradalar.

- Villareal yeniden 2. sırada! Nihat ve Cazorla'nın golleriyle 2-0 yendiler Valladoid'i. Şampiyonlar ligi biletlerinden biri bu adamların olur. Hakediyorlar...

- Barcelona bu sezondan beklentisini kesmiş. Nou Camp'ta gol atamadan maç tamamlamak alışıldık bir olay değil. Karşıdaki takım şehrin diğer büyük takımı Espanyol olsa da kazanılması gereken bir maçtı.

- Valencia her zamanki gibi rezil skorlar serisine devam etti. Sevdiğim bir takımın bu hallerde olmasına üzülüyorum doğrusu.. Athletic 5 - 1 Valencia

20 Nisan 2008

Polonya'da şampiyon : Wisla Krakow

Wisla Krakow, 16 takımlı Polonya birinci ligi olan "Orange Rxtraklasa"'da Dyskobolia'yı 2-1 mağlup ederek bitime 5 maç kala şampiyonluğunu ilan etti.

Sapık Futbol Nedir? Nasıl Oynanır?


Sapık futbol tamamen benim uydurduğum bir futbol terimi olup, Manchester United ve Arsenal takımları tarafından başarıyla uygulanmakta olan bir sistemdir.

Bu sistemde diziliş 10-10-10 şeklindedir. Kısaca herkes her yerde sistemi olarak da bilinir.

Dün oynanan Arsenal - Reading maçı için yazıyorum bunları. Arsenal sezon başındaki sapık futboluna geri döndü, inanılmaz zevkli (Reading taraftarları dışında) ve ultra dominant bir futbolla 2-0 kazandılar maçı. Bu adamları dünyanın diğer takımlarından özellik maçları halı sahada gibi oynamaları. Van Persie eski formunu yakalamış görüntüsü verdi. Fabregas, Hleb ve Walcott her alanda yer aldılar. Song sülalesinin genç kuşak temsilcisi Alexandre Song defansa alışıyor. Özellikle Walcott ve Van Persie mükemmeldiler... Van Persie'nin direkten dönen bir frikiği var, izlerken ağzım açık kaldı..

Sapık futbolun diğer temsilcisi Manu ise 1 puan 88'de Tevez'in attığı golle kurtarabildi. Maçı izleyemedim ama biraz frenlemek iyidir. Böylelikle bitime 3 hafta kala Chelsea ve Manu arasındaki puan farkı 3 olarak kaldı. Önümüzdeki hafta Stamford Brigde'de Chelsea - Manchester United maçı var. Siz düşünün artık...

Hepsini istiyorum !

Bu sene Lig Kupası, Almanya Kupası, Uefa Kupası ne varsa istiyor Bayern Munich...

Bayern Munich, Borussia Dortmund'u Almanya kupası finalinde 2-1 yenerek Almanya kupasının sahibi oldu. İşin ilginç tarafı Almanya kupası finalinden altı gün önce bu iki takım yine karşılaştılar lig maçı dahilinde o maçı da Bayern 5-0 ile almıştı.

Totti sezonu kapattı.

As Roma - Livorno maçında sakatlığı tekrarlayan Francesco Totti maçı tamamlayamadı, maç sonrası Klüp Doktoru Pierpaolo Mariani'nin "Yarın tekrar bakacağız, operasyon geçirebilir" açıklamasıyla beraber muhtemelen bu sezon Totti için bitti.

Naptın sen Livorno !

Anladım ki bu sezon As Roma şampiyon olmak istemiyor, eğer bir Ulusal gazetede çalışıyor olsaydım muhtemelen bana içinde ikram kelimesi geçen bir başlık attırabilirlerdi...

Tam bir ay önce demiştim ki Livorno Roma ve Milan maçları dışındaki maçlarından gerekli olan puanları alıp ligde kalacaktır diye umuyorum. Aradan bir ay geçti ve Livorno hep mağlup oldu ta ki düne kadar... Şampiyon olmak istemeyen (!) bir Roma karşısında bir puan aldılar. Bu sene ne yazsam da sanırım Inter'in şampiyonluğuna engel olamayacağım.


Maç berabere olduktan sonra Roma'nın baskısı artsa da bu sonuca yansımadı, aslında maçın sonucu malumunuz olduktan sonra maçı da yazasım kalmıyor. Malesef Totti sakatlanarak oyun dışı kaldı ve maçı tamamlayamadı. Büyük ihtimal Totti sezonu kapadı, Roma da dünkü sonuçla sezonu kapadı mı bilemiyorum ama şampiyonluk için daha fazlasını yapmalılardı.

Umarım bu sonuçla beraber Livorno bir ivme yakalar ve ligde kalır.

Paris Saint Germain düşer mi?

Belki çoğu futboleverin sanacağının aksine 1970 yılında kurulmuş bir klüp PSG. Bizim köklü klüplerimize ya da Dünya'nın köklü klüplerine baktığımızda artık çoğu 100 yaşlarını çoktan geçti. Böyle bir kıyaslamayı şundan dolayı yapıyoruz ki mevcut ününe sebep ço köklü bir klüp olması olmasa gerek. Elbette bunda Dünya'nın en güzel şehirlerinden birisi olan Paris'in ismini taşıyor olması da etkili.

O Paris ki 1968 Mayıs ayında gençlik hareketlerini kalbi olmuş, Sorbonne Üniversitesi barikatlarla çevrilmişti. Paris'in ismini taşıyan PSG bugünlerde oldukça zor günler yaşıyor...


Kuruluşu yakın zamanda olmasına rağmen bir çok başarıya imza atan klüp şu anda yirmi takımlı Fransız Ligue 1'de ondokuzuncu sırada ve düşmemek için çaba sarfediyor. Düşmemeleri için kalan dört maçı kotarmaları gerekiyor.

34 maçta sadece 8 galibiyet alabildiler, 11 puanı da aldıkları 11 beraberliğe borçular , buna karşılık 15 mağlubiyeti ve sonuç olara 35 puanı var PSG'nin .

Kalan dört maçına bakalım, bu maçlardan ilki Auxerre ile kendi sahalarında, Auxerre de düşme korkusu yaşayan takımlardan birisi ve onbeşinci sırada yer alıyor kırkbir puan ile. Hemen akabine Touluse deplasmanına gidecek Psg ve yine Touluse da aynı Auxerre gibi düşme korkusu yaşıyor ve otuzsekiz puan ile onaltıncı sırada. Sondan birinci hafta ise St. Etienne'i kendi sahasında ağırlayacaklar, bu maçta hiç kolay değil ki St. Etienne Uefa kupası mücadelesi veriyor ve rakipleri olan Rennes ile Le Mans'ın sadece üç puan önünde, bu maça asılacakları kesin. PSg son hafta yine diğer rakipleri gibi düşmeme mücadelesi veren Sochaux ile oynayacak ve Sochaux'nun kırkiki puanı var, ondördüncü sırada.

Görülüyor ki PSG için bu dört hafta hiç de kolay geçmeyecek zira oynayacağı dört maçın üçü düşmemek için mücadele veren rakipleriyle birisi de Uefa Kupası mücadelesi veren St. Etienne ile.

Burada yazmıştım PSG taraftar grubu Bolulogne Boys ırkçılık dolayısıyla sabıkalı ve muhtemelen dağılmak zorunda kalacak, kalmalı da. Irkçılık yapmanın cezasını PSG de ligden düşerek çeker mi bunu dört hafta sonra göreceğiz ama Futbolda bir "görünmez el" her zaman vardır. Bakarsınız büyük ihtimal düşecek olan PSG ligde kalıverir, biz buna da şaşırırız (!)